Hikmet Boran (1901, Savaştepe, Balıkesir – 1945), Türk hekim ve Millî Mücadele'nin önde gelen genç isimlerinden biridir. Kurtuluş Savaşı döneminde tıp öğrencileri arasında öncülük ettiği direniş faaliyetleriyle tanınır. Babası posta ve telgraf hizmetlerinde çalışan Hakkı Bey'dir; ailesi, Abhazya'dan Trabzon'a göç etmiş Çerkez muhacirlerine dayanmaktadır.

İstanbul'daki Tıbbiye'de (Mekteb-i Tıbbiye) öğrenim gördüğü yıllar, İngiliz işgali dönemine denk geldi. Üçüncü sınıf öğrencisiyken direniş hareketlerine önderlik etti; 14 Mart 1919'da tıp öğrencilerinin okul kuleleri arasına Türk bayrağı çekmesiyle sonuçlanan gösteriyi örgütledi. Bu olay, sonradan Türkiye'de Tıp Bayramı olarak kutlanacak geleneğin temelini oluşturdu.

Tıp öğrencilerinin temsilcisi olarak seçilen Boran, 1919'daki Sivas Kongresi'ne katılmak üzere gizlice Sivas'a geçti. Kongrede, Amerikan mandası fikrine karşı çıkan sözleriyle dikkat çekti ve Mustafa Kemal'in huzurunda mandayı kabul etmeyeceğini açıkça dile getirdi. Bu kararlı tutumu, dönemin önde gelen simalarınca Türk gençliğinin bağımsızlık iradesinin bir örneği olarak değerlendirildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasının ardından öğrenimine ara vererek Ankara'daki Cebeci Askerî Hastanesi'nde görev aldı. Bu dönemde bir arkadaşıyla birlikte tifüs aşısı denemelerine gönüllü olarak katıldı. Büyük Taarruz sırasında sağlık subayı olarak hizmet verdi; savaşın ardından 1922'de tıp öğrenimini tamamlayarak hekim oldu ve cerrahi alanında çalıştı.

Hikmet Boran, askerlik görevi sırasında Sarıkamış'ta yakalandığı vereme bağlı olarak 1945'te hayatını kaybetti ve İstanbul'daki Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Millî Mücadele'nin genç ve kararlı kuşağının simge isimlerinden biri olarak, hem Türk tıp tarihi hem de bağımsızlık mücadelesi açısından önemli bir figür sayılır. Gazeteci Orhan Boran'ın babasıdır.