Halide Edib Adıvar, 1884'te İstanbul Beşiktaş'ta doğmuş, 9 Ocak 1964'te yine İstanbul'da vefat etmiş Türk yazar, akademisyen, siyasetçi ve Millî Mücadele'nin önde gelen kadın simalarından biridir. Babası, Sultan II. Abdülhamid döneminde saray hazinesinde ve taşra yönetiminde görev yapmış Mehmet Edip Bey'dir; annesi Bedirfem Hanım'ı erken yaşta veremden kaybetmiştir. Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nden mezun olarak bu okuldan diploma alan ilk Müslüman kadın unvanını kazanmış, İngilizce ve Fransızcayı ileri düzeyde öğrenmiştir.
Yazarlığa 1908 II. Meşrutiyet'in ilanının ardından başlamış, ilk yazılarını "Halide Salih" imzasıyla Tevfik Fikret'in çıkardığı Tanin gazetesinde kadın hakları üzerine kaleme almıştır. 31 Mart Olayı'nın (1909) ardından bir süre Mısır ve İngiltere'de bulunmuş, bu dönemde Bertrand Russell gibi aydınlarla tanışmıştır. "Seviyye Talip" (1910) ve "Handan" (1912) gibi erken romanlarıyla kadının toplumsal konumunu işleyen öncü bir edebî çizgi geliştirmiş; "Yeni Turan" (1912) adlı ütopik romanıyla Türkçülük düşüncesinin edebiyattaki ilk örneklerinden birini vermiştir. Öğretmenlik ve müfettişlik gibi görevleri, sonradan başyapıtı sayılacak "Sinekli Bakkal"a malzeme sağlamıştır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Cemal Paşa'nın isteğiyle Lübnan ve Suriye'de kız okulları ile bir yetimhane açmış, savaş koşullarına rağmen "Kenan Çobanları" operetinin librettosunu yazmıştır. Millî Mücadele döneminde ise aktif bir rol üstlenmiştir: Mayıs 1919'da İstanbul'da Yunan işgaline karşı düzenlenen mitinglerde yaptığı coşkulu konuşmalarla tanınmış, 19 Mart 1920'de İstanbul'dan ayrılarak Ankara'da Millî Mücadele saflarına katılmıştır. Anadolu Ajansı'nın kuruluşunda yer almış, gazeteci ve yazar olarak cephe gerisinde çalışmış, savaşın sonunda başçavuş rütbesine ulaşmış ve İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
Millî Mücadele deneyimini edebiyata taşıyan "Ateşten Gömlek" (1923), çatışmalar sürerken tefrika edilmiş ve İstiklal Harbi edebiyatının kurucu metinlerinden biri sayılmıştır. "Vurun Kahpeye" ve "Zeyno'nun Oğlu" gibi romanları da aynı dönemin izlerini taşır. Ancak eşi Adnan Adıvar'ın da kurucuları arasında bulunduğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası çevresinde yaşanan siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle 1926'dan itibaren uzun yıllar sürecek bir yurt dışı yaşamına girmiş; yaklaşık on dört yılını İngiltere ve Fransa'da geçirmiştir.
Yurt dışındaki yıllarında uluslararası bir tanınırlık kazanmıştır. Cambridge, Oxford ve Sorbonne gibi kurumlarda konferanslar vermiş, Amerika Birleşik Devletleri'ne iki kez gitmiş, 1935'te Hindistan'a davet edilerek çeşitli üniversitelerde ders vermiştir. En ünlü romanı "Sinekli Bakkal" (1936) önce İngilizce yayımlanmış, sonra Türkçeye kazandırılmış ve Türkiye'de en çok basılan romanlardan biri hâline gelerek 1943'te Cumhuriyet Halk Partisi roman ödülüne değer görülmüştür.
Yurda dönüşünün ardından 1940'ta İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Filolojisi kürsüsünü kurmuş ve yaklaşık on yıl başkanlığını yürütmüştür. 1950'de Demokrat Parti listesinden İzmir milletvekili seçilerek Meclis'e girmiş, 1954'te "Politikadan Veda" başlıklı yazısıyla istifa ederek yeniden akademik hayatına dönmüştür. Toplamda yirmiden fazla roman, öykü kitapları, oyunlar ve bilimsel çalışmalar kaleme almıştır.
Türk edebiyatında gerçekçi romanın öncülerinden sayılan Halide Edib, kadın hakları savunuculuğunu hem edebiyat hem de gazetecilik yoluyla yürütmesiyle de öne çıkar. Türkçülük düşüncesi içinde özellikle "Yeni Turan" ile anılırken, Millî Mücadele'deki fiilî katkıları onu Cumhuriyet'in kuruluş anlatısının simge isimlerinden biri yapmıştır. Hayatı ve eserleri, çeşitli film ve televizyon yapımlarına da konu olmuştur.
