Mustafa Celâleddin Paşa (asıl adı Konstanty Półkozic-Borzęcki; 10 Nisan 1826, Prusya'ya bağlı Modrzewiec – 9 Ekim 1876, Novosela), Osmanlı hizmetine girmiş Polonya kökenli bir asker ve düşünürdür. Türkçülük düşüncesinin erken dönem öncülerinden biri olarak kabul edilir ve özellikle Türklerin tarihine, diline ve köklerine dair geliştirdiği görüşlerle tanınır.
Polonyalı bir soylu ailenin çocuğu olan Borzęcki, gençliğinden itibaren çok dilli bir eğitim aldı; Lehçe, Rusça ve Fransızcayı akıcı biçimde konuşuyor, Latince ve Almancaya da hâkimdi. Orta öğrenimini Piotrków'da tamamladıktan sonra bir süre Varşova Güzel Sanatlar Akademisi'ne devam etti, ardından girdiği ruhban okulunu bir yıl sonra bıraktı. 1848 İhtilalleri sırasında Poznań'daki ayaklanmalara katıldı; Prusya'nın isyanı bastırmasının ardından Magdeburg'da hapsedildi, oradan Fransa'ya kaçtı ve 1849'da Osmanlı Devleti'ne sığındı.
Osmanlı topraklarında haritacılık bilgisi ve dil becerileriyle dikkat çekerek Mustafa Reşid Paşa'nın himayesini kazandı ve orduya haritacılık dairesinde yüzbaşı olarak girdi. İki yıl sonra İslam'ı seçerek Şeyhülislam tarafından kendisine 'Mustafa Celâleddin' adı verildi. Serdar Ömer Lütfi Paşa'nın kızıyla evlendi ve dönemin başlıca Osmanlı-Rus çatışmalarının hemen hepsine katılarak kolordu komutanlığı rütbesine kadar yükseldi. 1876'daki Karadağ çatışmalarında karnından yara aldı ve bu yaralanmanın ardından altı ay kadar sonra hayatını kaybetti.
Mustafa Celâleddin Paşa'nın düşünce tarihindeki asıl önemi, 1869'da İstanbul'da Fransızca olarak yayımladığı ve ertesi yıl Paris'te yeniden basılan 'Les Turcs anciens et modernes' (Eski ve Modern Türkler) adlı eserinden gelir. Bu çalışmada Türk uygarlığını, eski Türk topluluklarını, Türk kültürünü ve dilini Avrupalı okurlara tanıtmayı, aynı zamanda farklı etnik unsurları içeren Osmanlı birliğinin nasıl korunabileceğini tartışmayı amaçladı. Eserde Türklerin köklü bir medeniyet olduğu tezini işledi.
Genç Osmanlılar, Jön Türkler ve İttihat ve Terakki gibi hareketlerden önce Türklük bilincini vurgulayan görüşler ortaya koyan Mustafa Celâleddin Paşa, hanedana dayalı tarih anlayışından ulusal bir tarih anlayışına geçişi savundu ve Arap alfabesi yerine Latin harflerinin benimsenmesini önerdi. Fikirleriyle Ahmed Vefik Paşa, Şemseddin Sami, Yusuf Akçura ve Mehmet Emin Yurdakul gibi isimleri etkilediği belirtilir.
Mirası bakımından dikkat çekici bir ayrıntı, Mustafa Kemal Atatürk'ün eserin Paris baskısına sahip olması ve kitabın kenarlarına 'çok önemli' ve 'mübalağa' gibi notlar düşmesidir; bu nüsha bugün Anıtkabir Müzesi'nde bulunmaktadır. Mustafa Celâleddin Paşa ayrıca şair Nâzım Hikmet'in anne tarafından büyük dedesidir. Erken dönem Türkçü ve ulus-öncesi düşüncenin biçimlenmesinde oynadığı rolle Osmanlı aydın muhitinde etnik ve dilsel kimlik tartışmalarının önünü açan isimlerden biri olarak anılır.
