Akkoyunlu Siyasî Teşkilâtını Meydana Getiren Türkmen Boyları

Karakoyunluları ortadan kaldırdıktan sonra Osmanlılarla aralarının açılması ve Venediklilerle temasları, Akkoyunluları Akdeniz'e kadar inmeye zorlayınca, Memlûklerle olan dostluk münâsebetleri bozulmuştur. Uzun Hasan'ın bu maksatla yaptığı Suriye seferi (1472) başarısızlıkla son bulunca, Fırat, Memlûklerle Akkoyunlular arasında hudut olarak kalmıştır. Uzun Hasan'ın Otlukbeli'nde Osmanlılara yenilmesine rağmen, Memlûkler Akkoyunlulardan çekiniyorlardı.

Uzun Hasan'ın doğudaki haretkâtına gelince, Akkoyunluların kuvvetlenmesi ezelî rakipleri Karakoyunluları kuşkulandırmış ve Cihan-şâh, 1467 ilkbaharında Uzun Hasan'ı ezmek üzere Tebriz'den yola çıkmıştı. Ancak Akkoyunlu hükümdarı itaat mektupları göndererek, onu oyalamayı başardı; neticede kışın yaklaşması üzerine Cihan-şâh bir kısım kuvvetlerini dağıtarak Muş'tan geri çekilmek üzere iken, Uzun Hasan, ansızın hücum ile Karakoyunluları mağlûp (11 Kasım 1467), Cihan-şâh'ı esir, sonra da idâm etti.

Cihan-şâh'ın yerine geçen oğlu Hasan Ali, derme-çatma kuvvetlerle ertesi yıl baharında Akkoyunlularla giriştiği savaşı kaybedince, Timurlulardan Ebû Sa'îd'e başvurarak, onu Irak ve İran'ı zabta teşvik itmişti. Mart 1468'de Herat'dan hareket eden Ebû Saîd Serahs ve Nîşâbûr üzerinden Meşhed'e gelince, Uzun Hasan, Ebû Saîd'e elçiler göndererek sulh teklifinde bulundu ise de bir netice alamadı. Ebû Saîd'in Bistâm ve Rey'den geçerek Sultâniye'ye gelmesi üzerine, Uzun Hasan, hala Karakoyunluların elinde bulunan Tebriz'i zabtetmekten vazgeçerek Karabağ kışlağına çekildi. Ancak kumandanlarının teşviki ile Karabağ üzerine yürüyen Ebû Saîd, Mahmud-âbâd civarında Uzun Hasan'a yenilmiş ve kaçarken yakalanarak idâm edilmiştir.

Hemedan'a çekilen Hasan Ali ise, 1469 nisanında Uzun Hasan'ın oğlu Uğurlu Mehmed tarafından öldürülmüştür. Böylece Azerbaycan ve İran'ın zengin bölgelerini ele geçiren Uzun Hasan, hükûmet merkezini Tebriz'e nakletmiştir.

İran Doğu Anadolu ve Irak'ı içine alan kuvvetli bir devlet kurmayı başaran Uzun Hasan, Mısır ve Osmanlı memleketlerini almak düşüncesiyle Venedik'e Hacı Mehmed adına bir elçi göndererek (1472), Osmanlılara karşı bir ittifak teklifinde bulunmuştur. Venedik Cumhuriyeti bunu kabûl ederek bazı ateşli silahlarla birlikte elçiyi Tebriz'e yolladı ise de, bu temastan iki devlet de umduklarını bulamadı.

Fâtih Sultan Mehmed, Uzun Hasan'ın düşmanca tavrı karşısında bir taraftan sefer hazırlığı ile uğraşırken, diğer taraftan da bir Venedik hücumunu önlemek üzere onlara sulh teklif etti. Ancak Venedik, Eğriboz adasının geri verilmesini isteyince, görüşmeler kesildi. 1472 kışını hazırlıklarla geçiren Fâtih, Uzun Hasan'dan gelen bir mektuba verdiği cevapta "Bâdemâ elçimiz yok ve lâfımız kılıçtır" diyerek, artık savaşa karar verdiğini açıklıyordu. Osmanlı ordusu 1473 Martında padişahın kumandasında Üsküdar'dan doğuya doğru yola çıktı.

Uzun Hasan, Fâtih'in Erzincan'a geldiğini haber alınca, Tebriz'den yetmiş bin kişilik bir kuvvetle hareket etti. İki tarafın öncü birliklerinin Tercan yakınlarındaki çarpışmasında Akkoyunlular üstünlük sağladılar. Hattâ Uzun Hasan'ın oğlu Uğurlu Mehmed Bey, Rumeli beylerbeyi Has Murad Paşa'yı pusuya düşürerek askerlerinin çoğuyla beraber kılıçtan geçirdi. Bunun üzerine Bayburt'a doğru çekilen Osmanlı ordusu, Uzun Hasan'ın aldığı tertibat neticesinde, Otlukbeli'nde savaşı kabule mecbur oldu (11 Ağustos 1473). Bu savaşta Osmanlı ateşli silahlarının Akkoyunlu hükümdarı üzerine teksifi Uzun Hasan'ın daha fazla dayanmasını engelleyip, kaçmasına sebep oldu. Osmanlıların eline bol miktarda esir ve ganimet geçti.

Yalnız siyâsî itibârını kaybetmekle kalmayıp, toprak ve askerî güç bakımından da büyük zararlara uğrayan Uzun Hasan, yine de askerî faaliyetlerine devam etmiş ise de, dördüncü Gürcistan seferi (1477) dönüşünde hastalanmış ve 6 Ocak 1478'de Tebriz'de ölerek Nasıriye medresesine gömülmüştür.

Devamı Var

İleri