Akkoyunlu Siyasî Teşkilâtını Meydana Getiren Türkmen Boyları
Kardeşlerini ve yeğenlerini itaat altına alan ve Memlûk sultanı tarafından tanınan Hamza Bey, Akkoyunlu birliğini yeniden kurmaya çalıştı. Hamza Bey ölünce (848/1444), kardeşi Ali Bey'in oğlu Cihangir, beyliğin başına geçti ise de, kendisine karşı olan hanedan mensuplarından bazıları, Karakoyunlu Cihan-şâh'tan yardım istedirler. Bu arada Karakoyunlu şehzâdelerden Elvend'in Cihangir'e sığınması iki devlet arasındaki gerginliği artırdı ve Karakoyunlular 1450'de Erzincan'ı kuşatıp teslim aldılar.
Fakat Cihangir'in Elvend'i vermemekte direnmesi, Malatya, Urfa ve Mardin'in Karakoyunlular'ın eline geçmesine yol açtı. Cihangir, annesi Sara Hâtûn'u Memlûk sultanına göndererek yardım veya hiç olmazsa sulha aracı olmasını istedi ise de bu yardım gelmedi. Bunun üzerine Akkoyunlular kendi kuvvetleriyle Urfa ve Mardin'i geri aldılar (1451). Ergani'de Cihangir'in küçük kardeşi Uzun Hasan Bey kuvvet toplayarak, Urfa yakınlarında Karakoyunluları bozguna uğrattı. Fakat taraflar arasındaki çatışma kesin bir neticeye varamadı.
Cihan-şâh oğlu Muhammed Mirza kumandasında büyük bir ordu gönderince, Cihangir Diyarbakır surları içine kapandı. Uzun Hasan kardeşinin yardımına geldi ise de, bütün yıl süren çatışmalar neticesiz kaldı. Nihayet Timurlulardan Baysungur oğlu Sultan Bubur'un, Rey'e geldiğini duyan Cihan-şâh, Cihangir'e elçi göndererek barış teklif etti; hatta Cihangir'in kızını oğlu M. Mirza'ya isteyerek iki ulus arasındaki düşmanlığı kaldırmaya çalıştı.
Cihangir, bütün bu kötü şartlara rağmen, dedesi Kara-yülük'ün idaresi altındaki memleketleri bir araya toplamağa çalışmış ve bunda da bir dereceye kadar başarılı olmuştu. Mücâdeleler sırasında Cihangir'in en büyük yardımcısı kardeşi Uzun Hasan Bey idi.
Karakoyunlularla yapılan mücadelede Cihangir'in en büyük desteği olan Uzun Hasan Bey, 1453'te ânî bir saldırı ile Diyarbakır'ı ele geçirip, kardeşleri Cihangir ve Üveys'i ard arda yenerek, bunlara yardıma gelen Karakoyunluları da perişan etti (1457). Bu başarısından sonra kardeşleri ona tâbi oldukları gibi, Uzun Hasan aynı yılda Hısn Keyfâ'daki Eyyûbî hükümetini de ortadan kaldırdı.
Ertesi sene Karamanoğlu ülkesine saldıran Dulkadır-oğlu Arslan Bey'i geri çekilmek zorunda bıraktı. Uzun Hasan, 1459'da Gürcistan'da birkaç kaleyi zabt ile Selçuklu soyundan geldiklerini iddia eden Eğil beylerinin hâkimiyetine son verdi. O, daha önce Karakoyunluların ele geçerdikleri yerleri geri aldığı gibi, Şebinkarahisar ve Koyulhisar'ı da zabtederek Osmanlı ülkesine akınlara başladı.
Ülkesi Osmanlıların eline geçen Candaroğlu Kızıl Ahmed'in Uzun Hasan'a sığınması ve II. Mehmed'in Trabzon'u fethetmek için harekete geçmesi üzerine, İmparator IV. İoannes'in kızı ile evli olmasından dolayı Trabzon Devleti üzerinde Uzun Hasan'ın hak iddiasında bulunması sebebiyle, Akkoyunlularla Osmanlılar arasındaki münasebet gerginleşti. Trabzon üzerine yürüyen Osmanlı ordusunu önlemek için gönderdiği kuvvetler Gedik Ahmed Paşa'ya gelince, Uzun Hasan, annesi Sara Hâtûn'u Fatih'e yollayarak, Osmanlı ordusunun geri dönmesini istediyse de, bu kabûl edilmedi. Osmanlılar Trabzon'u zabtedip bu devlete son verdiler (1461). Ancak ele geçen hazinenin bir kısmı karısı için ayrılarak Uzun Hasan'a gönderildi.
Batıdaki meşguliyetinden sıyrıldıktan sonra Uzun Hasan, 1462, 1472 ve 1477 yıllarında Gürcistan'a karşı akınlar yapmış, bazı kaleleri zabt ve tahrip etmiştir. Kendisini git gide daha kuvvetli gören Uzun Hasan zayıf komşularının iç işlerine karışmaya başladı. Karaman beyi İbrahim Bey'in ölümü üzerine veliahtı İshak Bey'in hükümdar olmasını temin eden Uzun Hasan, 1472'de İç Anadolu'ya gönderdiği kuvvetlerle, Tokat, Kayseri ve Hamideli taraflarını ele geçirdi.
Bir ara Akkoyunlu ordusu, Karaman-oğullarından Pîr Ahmed ve Kasım Beyler ile birlikte Konya'yı zabtetmeye kalkmışsa da, şehir halkının Osmanlılara sadık kalması neticesinde, bir başarı sağlayamadıkları gibi, Beyşehir civarında şehzâde Mustafa kuvvetlerine mağlûp olmuşlardır. Pir Ahmed Bey ülkesine tekrar sahip olmak için yanına sığınmış bulunduğu Uzun Hasan'ı devamlı olarak Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı.
Devamı Var
İleri