Akkoyunlu Siyasî Teşkilâtını Meydana Getiren Türkmen Boyları

Diyarbakır bölgesini yurd edinen Akkoyunluların reisi Tur Ali Bey 1340-1341 ve 1343'te Trabzon-Rum Devleti'ne ve hatta başkentine hücum etmiş, 1348'de Bayburt ve Erzincan emîrleriyle tekrar Trabzon üzerine yürümüş ise de, başarı kazanamamıştı. Trabzon imparatoru III. Aleksios, bu müttefik Türk beyleri içinde en kuvvetlisi olan Tur Ali Bey'i kazanmak ve böylece diğerlerinin hücumunu önlemek emeliyle kız kardeşi Maria Despina'yı bu beyin oğlu olan Kutlu Bey ile evlendirdi (1352/1352).

Akkoyunlu Devleti'nin kurucusu Kara-yülük Osman Bey'in annesi işte bu prensestir. Muhtemelen 1363'e doğru babasının yerine geçen Kutlu Bey 1365'te karısın Despina ile, Aleksios'u ziyaret için Trabzon'a gitmiş, aynı yıl imparator bu ziyareti iâde etmiştir. Kutlu Bey'in oğlu Kara-yülük Osman Bey de Aleksios'un kızlarından birisiyle evlenmiştir.

Kutlu Bey, XIV. yüzyılın ikinci yarısında Doğu Anadolu'da sürüp giden emîrlik kavgalarının çoğuna katılarak menfaat karşılığı, beylik iddiasında bulunanlara hizmet etmiştir. Hâkimi Pîr Hüseyin'in ölümü üzerine (1378) Erzincan'ı ele geçiren Mutahharten, aynı yıl Sivas hükümdarının burasını zabta teşebbüsü üzerine, Akkoyunlulardan yardım istedi. Kutlu Bey'in oğullarından birisinin kumandasındaki Akkoyunlu ordusu, üzerine gönderilen Sivas kuvvetlerini mağlûp etti.

Kutlu Bey oğlu Ahmed Bey, Kadı Burhâneddîn'in Sivas'ta hükümdarlığını ilân etmesinden (1381) sonra, Sivas üzerine yürüyerek şehri müdafaaya memur edilen Emîr Yusuf Çelebi'yi mağlûp ve katletmesine rağmen, burayı ele geçirememiştir. Ancak altı yıl sonra, Kutlu Bey oğulları Kadı Burhaneddin'e sığınarak, hareketlerinden dolayı bağışlanmalarını istediler; ricâlarının kabûlü üzerine de küçük kardeşleri Kara-yülük Osman Bey'i rehin bırakarak ayrıldılar. Diğer bir rivayete göre, cesaret ve şöhretini kıskanan kardeşlerinin kendisine bir kötülük yapmalarından çekinen Kara-yülük onlardan ayrılarak Kadı Burhaneddin'in hizmetine girmiştir.

Kutlu Bey 1389 sıralarında ölerek, Bayburt'un bir köyünde gömülmüştür. Onun dört oğlu (Hüseyin, Ahmed, Pîr Ali ve Kara-yülük) bilinmektedir.

Başlangıçta Kadı Burhaneddinle Kara-yülük Osman Bey çok iyi iki dost iken aslının ne olduğu bilinmeyen bir sebepten dolayı araları açıldı. Şeyh Müeyyid'in öldürülmesi hadisesi ise bu husumetin görünen sebebi idi.

Burhaneddin'den ayrılan Karayülük onun tarafından tâkip edildi. Maiyetinde sâdece altıyüz süvâri bulunan Karayülük, Burhaneddin'in yirmi bin kişilik kuvvetini hezîmete uğratarak onu esir edip öldürttü (Temmuz 1398) ve Sivas'ı muhasara ederek şehrin teslimini istedi. Babası Burhaneddin'in yerine Sivas hükümdarı olan Alâeddin Ali Çelebi, Kara-yülük'e karşı kayın-pederi olan Kara Tatar beyinden yardım istedi ise de, Karakoyunlular bunları mağlûp ederek, şehri kuşattılar.

Âciz kalan Sivas halkı, Türkmenlerin eline geçerek tahrip edileceğinden korktuklarından, şehri Osmanlı hükümdarına teklif ettiler. Bunun üzerine I. Bayezid, büyük oğlu Süleyman Çelebi kumandasında kalabalık bir orduyu Sivas üzerine gönderdi. Kara-yülük mağlûp edilerek, Sivas ve Kadı Burhaneddin'in ülkesinin mühim bir kısmı Osmanlılar eline geçti.

Sivas'ı almaktan ümidini kesen Kara-yülük Osman Bey, evvelce Akkoyunluların düşmanı ve Karakoyunluların müttefiki bulunan, fakat Kadı Burhaneddin'i ortadan kaldırdığı için bu defa kendisine hürmet gösteren Mutahharten ile birleşti.

Devamı Var

İleri