İmparatorluklar Oyun Sahasında

Osmanlı Padişahı Abdülmecid'in ve hükümetinin büyük gayretler ve emirlerle devlet hazinesinden alabildiğine fedakârlık yapılarak hazırlanan ve Kafkasya'ya gönderilmek üzere Karadeniz donanmasına yükletilen o zengin ve kıymetli harb malzemesi ile, Kafkasyalılar'a dağıtılacak eşya ve hediyelerin belki yarısı telâştan ve denizin müsaadesizliğinden dolayı İngiliz gemilerine nakledilememiş, bunların Kafkasya'ya nakli başka bir sefere bırakılmıştır.

Bu acı tecrübeleri müteakip ve bütün fırsatlar göz göre göre, kaybolduktan sonra, Şâmil'in daha harbin ilânı anında teklif ettiği mühim sevkulceyş hamlesi hatırlarda son bir ümit güneşi gibi doğmuş ve gözler olanca şiddeti ile Gürcistan üzerine dönmüştü. Rusya'ya en kuvvetli ve kat'i darbeyi Osmanlı İmparatorluğunu Asya ordusu vurabilecekti. Kırk bin kişilik öldürücü ve dinç bir ordu ile aylardanberi Kars müstahkem mevkii civarında hareketsiz bir halde oturup bekleyen Abdi Paşa'nın nihayet Gürcistan üzerine çullanması takarrür etmişti. Kars'tan hareket eden Abdi Paşa ordusu, Gürcü prens Orbelyani'nin kumanda ettiği bir Rus kolordusunu Bayandur civarında sıkıştırarak şiddetle taarruz etti. Bu Rus kuvvetini tamamiyle perişan etmek üzere bulunan Abdi Paşa, Kars'ta geçirdiği üç aylık beyhude intizarın cezasını çekmekte gecikmemişti. Çünkü Ruslar bu müddet zarfında Gürcistan'da ki bütün garnizonları azami bir gayretle takviye etmişlerdi. Orbelyana kuvvetlerinin nazik bir vaziyete düştüğünü haber alan civar Rus garnizonları dört koldan imdada yetişerek üstün kuvvetlerle Abdi Paşa ordusuna çullanıp bu orduyu Kars üzerine sür'atle ric'ate mecbur ettiler.

Şâmil'in ve dolayısıyla Kafkasya'nın mukadderatı üzerine ağır bir darbe teşkil eden bu feci ric'at esnasında Abdi Paşa ordusu gerek asker gerek malzeme bakımından mühim zayiata uğramıştı. Abdi Paşa ordusu Kars cephesinde bu ağır muvaffakiyetsizliğe uğrarken Batum müstahkem mevki kumandanı Selim Mehmed Paşa da cüretli ve muvaffakiyetli bir baskınla Rusların çok müstahkem bir mevkii olan (Nikola) kalesini zaptetmiş olduğu halde, Ruslar burada da derhal büyük takviyeler yetiştirerek Selim Mehmet Paşa'nın kumandasındaki fırkayı da geri çekmeye ve kaleyi tahliyeye mecbur bırakmışlardı. Bu kuvvetlerin aylarca evvel harekete geçerek Gürcistan'ı büyük bir kolaylıkla işgal etmeleri için başvurmadık kapı bırakmayan Şâmil, daha harbin ilk anlarında bütün kuvvetleriyle Gürcistan'ın kalbine saldırmış ve Tiflisi tehdit etmiş olduğu halde Abdi ve Selim Paşa uğradıkları bu muvaffakiyetsizlik üzerine tekrar Gürcistan ormanlarına ve Avaristan dağlarına dönmeğe mecbur kalmıştı.

Kars civarında Abdi Paşa ordusunun, Batum havalisinde Selim Paşa fırkasının ve Sohun kale sahillerinde de müttefik İngiliz ve Fransız donanmalarının teşebbüsleri büyük bir hezimet ve akamete uğradıktan sonra, Rusların Kafkasya'ya yığdıkları ikiyüz kırk bin kişilik büyük bir ordunun olanca tazyikini Şâmil tek başına göğüslemeye mecbur kalmıştı.

Dağıstan ve Çeçenistan'daki vaziyet yeni baştan 1843 senesindeki Milli Mücadele safhalarına avdet ediyor ve iş tamamile başa düşüyor. Fazla olarak da kahraman başbuğ bu esnada en kudretli ve büyük çaplı kumandanlarını kaybetmiş bulunuyordu. Şâmil'in bu eşsiz zafer kartalları gibi sağ eli ve gözünün bebeği olan kahramanlar kahramanı Hacı Murad bu sırada esrarengiz bir surette ortadan kaybolmuş ve Ruslara iltica etmiştir.

Rus vesikalarına ve tarihçilerine göre, hatta Tolstoy'un "Hacı Murad" isimli nefis romanında, Şâmil tarafından ölümle tehdit edildiği için kaçıp Ruslara iltica ettiği bildirilen Hacı Murad hakikatte Şâmil tarafından verilen pek mühim bir vazifeyi ince bir maharetle ifa ederek ve Rusları iğfal ederek düşman tarafına geçmeğe muvaffak olduğuna dair kuvvetli emareler mevcut bulunmaktadır.Kafkasya'nın büyük istiklal savaşını zafere zafere kavuşturuncaya kadar her vasıtaya başvurmaktan geri kalmamağa azmeden Şâmil son zamanlarda Rus ordusunun kullanmaya başladığı seri ateşli ve modern silahlar karşısında mücadeleye devam etmekteki zorluğu acı acı görüyor ve kendi kuvvetlerinin hariç olmazsa bir kısmını olsun bu mükemmel silahlarla teçhiz etmek için çareler arıyordu.

Gürcistan'nın Rus orduları tarafından şiddetli surette takviye edilmesi ve sıkı bir kontrol altına alınması üzerine hariçten silâh tedariki adeta imkânsız bir hale gelmişti. Şâmil'in büyük ve şaşırtıcı dehası bu hayati ihtiyacı düşmandan bile temin ve tedarik etmekten aciz olmadığını göstermek için harikulâde cüretli ve akıllara hayret verici harekete girişti. Bu harekete göre; Hacı Murad imama isyan edecek, yahut Şâmil tarafından idama mahkum edilecek, bunun üzerine hayatını kurtarmak için başını alıp kaçarak Ruslara iltihak edecek ve onların emniyetini kazandıktan sonra mükemmel Rus silahları ile mücehhez bir ordu teşkil edip güya Şâmil'in üzerine yürüyecek ve su silahları Şâmil'e takdim edecekti. Hacı Murad'ın Ruslara ikinci defa ilticasının iç yüzü ve hakiki çehresi büyük bir ihtimale göre budur .

Bütün bu olup bitenleri esas bilgileri çerçevesinde değerlendirmekte fayda var.

Şâmil, Rus ordularının kendilerini en kuvvetli ve emniyette bildikleri müstahkem mevkilerine karşı akınlar tertip etmekten bilhassa zevk alırdı. Açıkçası o devrede henüz adı konmamış olan "Gerilla Savaşı" nın birinci sınıf örneğini veriyordu. Dağıstan çevresinde nerede ise bütün Kafkasya'yı top yekün gerilla savaşı nın alanı ve kaynağı haline getiriyordu. Nesilden nesile geçerek süren gerilla savaş eğilimi ve yatkınlığı günümüzde de bilindiği gibi devam etmektedir. Hacı Murat ise Şeyh Şamilin emrinde bu alanda yetişmiş en önemli gerilla komutanı idi.

1851 senesinde Kaitago ve Tabasaran ülkelerinin sahil vilayetlerinde, Şâmil'in intikam ve tedip kılıcı kendini göstermek lazım geldiği vakit, Rus Çarına ve Rus ordularına dört el ile sarılan bu bölge halkının üzerine imam olanca heybeti ile Hacı Murad saldırdı. Başbuğdan destur alan Hacı Muradın saldırdığı yerden hayır kalırmıydı ? Bu akında insan cüretinin son haddine çıkan Hacı Murad arkasında sürüklediği emsalsiz şöhret zincirine altın bir halka daha ilâve etmiş ve Rus Çarına kadar bütün Rusya ve Kafkasya bu kahramanlığa parmak ısırmıştı.

Ruslara boyun eğenleri ve hizmet edenleri kıyamete kadar pişman eden bu akını, Hacı Murad bütün büyük hamlelerde olduğu gibi ancak 500 atlıdan ibaret bir avuç kanatlı kartalla başarmış, Derbest ile Şura arasında ve büyük askeri şose üzerinde zengin bir kasaba olan Baynah'ı geceleyin basmıştı. Burada Tarka hanının kardeşi (Şah Veli) yi kendi evinin içine kadar girerek öldürdü, karısıyla çocuklarını yakalayıp götürdü.

Devamı Var

İleri