1854 senesi mayısının onuncu gününe tesadüf eden bu teşebbüs sisli ve tehlikeli bir Karadeniz gecesinin karanlığında yapılmış ve muvaffakiyetle başarılarak İngiliz ve Fransız müttefik donanmalarına Sivastopol'un 40 mil açıklarında tesadüf etmek mümkün olmuştu.

İngiliz amirali, makineli bir Türk vapurunun yalnız başına Karadeniz'i geçerek Sivastopol önüne kadar gelmeğe muvaffak olduğunu görünce bu geminin Kafkasya'ya karşı yapılacak müttefik ihraç hareketine iştirak etmek üzere Türk donanması tarafından ayrılıp gönderilen bir tek Osmanlı gemisi olduğuna hükmederek son derece memnun olmuş ve bu vapurla gelen Osmanlı temsilcisini parlak merasimle huzuruna kabul etmişti. Fakat gelen memurun, İngiliz ve Fransız donanmasının kuyruğuna takılıp da Kafkasya harekatına bir yabancı müşahit gibi iştirak etmek niyetinde olmayan Türk donanmasının hakiki fikrini öğrenince başamiralin keyfi kaçmış ve derhal sert bir çehre takınarak, Türk donanması kumandanı Ahmed Paşa'nın İngiliz ve Fransız amirallerinin müştereken verdikleri direktiflere riayet etmediğinden acı acı şikayet etmişti. İngiliz başamiral'inin bu hiddetine karşı Türk murahhası artık herşeyi gözüne alarak şu haklı itirazda bulunmuş;

"Amiral cenaplarına, Osmanlı donanması kumandanı amiral Ahmed Paşa pek haklı olarak arzederler ki, herkesten evvel Türkiye'yi alâkadar eden Kafkasya harekâtında Osmanlı donanması kumandanını haberdar etmeden yapılacak her türlü teşebbüsler ya tamamiyle akamete uğramağa, yahut düşman lehine ve müttefik devletler aleyhine netice vermeğe mahkum olacaktır.

Bundan başka, Osmanlı ve Mısır donanmalarına alınıp Kafkasya'ya ihraçları tahakkuk etmiş bulunan harb malzeme ve mühimmatı ile beraber bir çok Çerkes ahali ve kadınlarının günlerdenberi kararsız ve perişan bir halde deniz ortasında sürünmelerinin ne müthiş vak'alara ve facialara sebebiyet verecekleri meydandadır. Nitekim şimdiden erzakları azalıp lâyıkı ile gıdaları temin edilemeyen ve denize mahsus bir çok eziyetlere maruz kalan bu aileler arasında şimdiden müessif hastalıklar baş göstermiş bulunmaktadır.

Bu faciaların Kafkasya'da bırakacağı çok vahim tesirler zerre kadar hesaba katılacak olursa, Osmanlı ve Mısır donanmalarının hiç vakit kaybetmeden Kafkasya sahillerine yetişmeleri ve hamulelerinin bir an evvel ihraç etmelerini temin etmek hususundaki isbat ve zarureti takdir buyuracağınıza eminim. Osmanlı donanması kumandanının bu çok haklı mütaleaları karşısında akan sular durduğu halde İngiliz ve Fransız amiralleri tükürdüklerini birtürlü yalamak istemiyorlar, bu sefer de bahane olarak eğer bütün donanma Kafkasya sahillerine hareket edecek olursa Rus donanmasının fırsat bularak Sivastopol'den çıkıp İstanbul Boğazına ve Bulgaristan sahillerine saldırabileceğini ileri sürüyorlardı.

Kafkasya sahillerini işgal edip Çerkesleri Rusya'ya karşı silahlandırmayı ve ayaklandırmayı çok basit gören müttefik donanma amiralleri bu muazzam ve pek müşkül işi buharlı bir küçük Fransız gemisine havale edecek kadar büyük bir gaflet ve garabet göstermişlerdi. Bu makineli Fransız gemisi Kafkasya sahillerinde yaptığı keşif gezisinden döndüğü vakit Sohum kalenin Çerkesler tarafından Rusların elinden kurtarıldığı haberini getirmişti.

Bu habere göre Kafkasya'nın bu sahillerine çıkarma yapmak vazifesi ile mükellef olan müttefik donanmanın bu vazifesin çok kolaylaşmış oluyordu. 1854 senesi Mayısının 24 üncü günü İngiltere kraliçesi'nin doğum günü şerefine İngiliz amiral gemisi Britanya kalyonunda verilen mükellef baloya Türk donanması kumandanı Ahmed ve Mısır donanması kumandanı Hasan Paşalar ile yüksek rütbeli Türk deniz subaylarını da dâvet etmişlerdi.

Bu günün şerefine Kafkasya'ya yapılacak harekete başlamadan kararını veren müttefik amiraller, Türk donanmasını bu şerefli hizmetten yine mahrum etmekte ısrar etmişler, yalnız Türk donanmasında bulunup Kafkasya sahillerine çıkarılacak olan silah, cephane, mühimmat ve erzak ile üç yüz aileden mürekkep kadınlı erkekli Çerkes muhacirleri'nin Balçık limanı önünde demirli bulunan İngiliz kalyonu ile iki buharlı ve yandan çarklı İngiliz harb gemisine nakledilmeleri talep eylemişlerdi.

Bu çok tehlikeli ve külfetli harekete sebep olarak da müttefik amiraller, Türk donanmasına mensup büyük harp gemilerinin yelkenle yürüdüğünü ileri sürüyorlar ve bu halin müttefiklerin makineli gemilerine de vakit kaybettireceğini söylüyorlardı. Türk donanması kumandanı Ahmed Paşa ,müttefik amirallerin bu yersiz endişelerine karşı çok mükemmel bir cevap vererek;

-Türk donanmasında mevcut dört adet çok mükemmel ve modern makineli harb gemilerinin yedeklerine takacakları yelkenli gemilerin ayni süratle yollarına devam edebileceklerini ve Kafkasya sahillerine tam zamanında varılabileceğini isbata çalışıyordu.

Türk donanması kumandanının bütün bu gayretleri en küçük bir netice dahi vermemişti. Müttefik donanma başkumandanının verdiği emir emirdi. Nihayet Türk donanmasından malzeme ve eşhas pek büyük zahmetlerle ve günlerce deniz üstünde çalkalanarak İngiliz gemilerine nakledilmiş ve bu esnada bir çok mühimmat ve eşya ile gemilerde kadın ve çocukların denize düşerek kaybolmaları gibi facialara şahit olunmuştu.

Kafkasya'ya hareket eden müttefik donanma maalesef orada da büyük ve tamir kabul etmez hatalara düşmekten kendini kurtaramamış ve ihraç mıntıkası olarak Çerkezistan sahillerini hedef tutacağı yerde, mühim yükünü Gürcistan limanlarından birine dökmek gafletine düşmüştü.

Devamı Var

İleri