759da yerine geçen Bögü Kağan (759-779) , (Tanrıda bolmuş il tutmuş Alp Külüg Bilge Kagan)da dikkatini karışıklıkların devam ettiği Çine çevirmişti. Asıl niyeti Tang sülalesinin artık sözünün geçmediği Çine hakim olmaktı. Uygur ordusunun Çinde görünmesi ile (762), hakanla akrabalık kurmuş olan Töles menşeli, Çin kumandanı Pu-ku (Buku, Türk ünvanı) Hua-ien tarafından isyancılar zararsız hale getirildi ve Uygur ileri harekatı önlendi ise de, Türk nüfuzu Çinde çok artmıştı. Başkent ve şehirlerde pekçok Uygur serbestçe ticaret yapıyor, istedikleri kadar ipekli kumaş alıp, istedikleri fiyattan satıyorlardı.
Tibetlilerin hücumuna uğrayan Çini korumak üzere Pu-ku Huai-en in daveti ile Bögünün yaptığı Lo-yang seferi (763) Türk kültür tarihi bakımından büyük neticeler doğurdu. Hakan Ötükene dönerken, Uygurların hayat ve telakkilerinin değişmesi bakımından çok tesiri görülen Mani dinini Türkler arasında yaymak üzere, dört rahibi de beraberinde getirmişti. Böylece hayvani gıdalar yemeği yasaklayan, savaşçılık duygusunu zayıflatan, Hıristiyanlık- Mazdeizm-Budizm karışımı bir din olan Manihizm, haakan tarafından kabul edilerek Türk ülkesinde resmi bir mahiyet kazandı.