1875-1878 Büyük Doğu Buhranında Rumeli ve Makedonya
Bulgaristan, Ayastefanos Antlaşması'nın 6. maddesi uyarınca Güney Sırbistan, Arnavutluk ve Makedonya'nın büyük bir bölümünü kendi hudutları içine aldı. Bu "Devlet'in" yüzölçümü 16.3000 km2 nüfusu ise dört milyon oldu. Doğu'da, Batum, Kars, Ardahan ve Beyazıt Rusya'ya geçecekti. Hotur ve civarı ise İran'a bırakılacaktı. Bundan başka, Sultan II. Abdülhamit Rusya'ya 30 milyon lira savaş tazminatı ödemeyi kabul ediyordu. Rusya, dikte ettiği Ayastefanos Antlaşması'yla Avrupa devletlerini, özellikle Avusturya-Macaristan'ı ve İngiltere'yi bir oldubittiye getirmek istedi. Fakat çok yanıldı. Bu antlaşmanın doğuracağı Avrupa tepkisini ve tehlikesini hesaplayamadı. Tepki sadece sözü edilen devletlerden gelmedi. Tepki Balkan devletçikleri Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan'dan, hattâ Rusya'nın müttefiki sayılan Almanya'dan bile geldi. Bu devletler Ayastefanos Antlaşması'nın sonuçlarını değerlendirmek için bir Avrupa konferansının toplanmasını istediler. Rusya bunu kabul etmediği takdirde, Avrupa devletleri ve Rusya arasında bir savaş kaçınılmaz olabilirdi. Savaştan yıpranmış halde çıkan Rusya bu durumun farkındaydı. Bu yüzden, Alman Çarı Bismark'ın konferansın Berlin'de yapılması yolundaki önerisini Rusya kabul etmek zorunda kaldı. Böylece Berlin Kongresi hazırlıklarına başlandı.
Berlin Kongresi başlamadan önce Avrupa devletleri bir dizi diplomatik oyunlara giriştiler. Yalnız kalan Osmanlı Devleti'ne ve Türklük aleyhine bir dizi gizli antlaşmalar imzaladılar. Osmanlı Devleti'ni ve Türklüğü imha etmeye çalıştılar.
Avusturya-Macaristan, Doğu Avrupa'daki Rus gücünün azalması için Bulgaristan'ın küçültülmesini istiyordu. Rusya, Bosna ve Hersek'in Avusturya-Macaristan'a ilhakını kabul etmek zorunda kaldı. Bunun karşılığında Avusturya-Macaristan, İngiltere'nin şart koştuğu talepleri eskisi kadar desteklememeye başladı. Bunun üzerine İngiltere doğrudan doğruya Rusya'ya dönerek yeni kurulan Bulgaristan'ın Balkan Dağlarının kuzeyindeki bölgeyle sınırlandırılmasını kabul ettirdi. Bölgenin geri kalan bölümü Osmanlı Devleti'ne iade edilerek Doğu Rumeli Vilâyeti adı altında özerk bölge olacaktı ve Osmanlı Devleti bu bölgede hemen ıslâhatlara başlayacaktı. Makedonya ise Osmanlı Devleti'ne bırakılıyordu. Doğu Anadolu'nun bir bölümü de Osmanlı Devleti'ne iade edilecekti. Ancak Kars, Batum ve Güney Besarabya yine Rusya'da kalacaktı.
Ayastefanos Antlaşması'm olduğu gibi bırakmak tehditleri üzerine 4 Haziran 1878'de Osmanlı Devleti ve İngiltere arasında Kıbrıs Antlaşması imzalandı. Antlaşma'ya göre, İngiltere Kıbrıs'ı işgal edecek ve Padişah adına idare edecekti. İngiltere de Ruslar saldırdığı takdirde Doğu Anadolu'yu savunmak için gerekli yardımı yapmaya söz veriyordu. Kıbrıs Antlaşması'yla, aslında, İngiltere'nin Berlin'deki son zaferi için temeller atıldı. Böylece, Berlin Kongresi başlamadan önce Ayastefanos Antlaşması'nın değiştirilecek maddelerinin planı yapılmış oldu. Bu dönemde, Avrupa devletlerinin yaptıkları diplomatik oyunlarla ve imzaladıkları gizli antlaşmalarla Berlin Kongresi'ne gitmeden önce en önemli sorunlar için aralarında anlaştılar.
Berlin Kongresi 13 Haziran-13 Temmuz 1878 tarihleri arasında toplandı. Kongre kararlarıyla Rusya'nın Ayastefanos'ta düşlediği Büyük Bulgaristan ve Ege Denizi üzerinden Akdeniz'e inme emelleri suya düşüyordu. Büyük Bulgaristan ise üçe bölünüyordu. Özerk Bulgaristan Tuna'dan Balkan Dağları'na kadar uzanacak, Osmanlı Devleti'nin hâkimiyetinde kalacak, başında Hristiyan bir prens bulunacak, ayrı ordu ve yönetimi olacak ve Padişah'a yıllık vergi verecekti.
Büyük Bulgaristan'dan geri kalan topraklar ikiye bölünüyordu. Balkanlar'ın güneyinde kalan bölge Doğu Rumeli Vilâyeti olarak Osmanlı devletinin yönetiminde kalıyordu. Burası siyasî ve askeri bakımdan doğrudan doğruya Osmanlı Devleti'nin kontrolünde kalıyordu. Niş ve Yunan sınırı arasındaki Makedonya Bölgesi, ıslâhatlar yapılmak şartıyla yeniden Osmanlı Devleti'ne iade ediliyordu. Berlin Antlaşması'nın 23. maddesi uyarınca Osmanlı Devleti Girit, Epir, Tesalya, Makedonya ve geri kalan bölgelerde ıslâhatlar yapmak zorunda kalıyordu.
Osmanlı Devleti'nin idaresinde olmalarına rağmen Bosna ve Hersek, Avusturya-Macaristan ordusu tarafından işgal edilecek ve iki, devlet arasında daha sonra başlayacak görüşmelerle hazırlanacak olan bir düzenlemeye kadar Avusturya-Macaristan memurları tarafından süresiz olarak idare edilecekti.
Karadağ ve Sırbistan bağımsız devletler oluyordu. Sırbistan, Güneyde Niş'e, doğuda ise Pirot'a kadar genişleniyordu. Fakat hem Sırbistan, hem Karadağ bunun karşılığında Osmanlı Devleti'nin borçlarının bir bölümünü ödeyeceklerdi. Romanya 1856 Paris Antlaşması'yla aldığı Besarabya topraklarını Rusya'ya iade edecek. Tuna adalarıyla Dobruca'yı alacak ve bağımsız bir devlet olacaktı. Osmanlı Devleti doğuda Kars, Ardahan ve Batum'u Rusya'ya bırakacaktı. Batum serbest liman olacak, Doğu Beyazıt ise Osmanlı Devleti'ne iade edilecekti. Karadeniz ve Boğazlar konusunda 1856 ve 1871 antlaşmalarının maddeleri yürürlükte kalacaktı.
Berlin Kongresi kararlarıyla Osmanlı Devleti toprağının beşte ikisini ve nüfusunun beşte birini terketmek zorunda kaldı. Berlin Kongresi'nden sonra, Balkan Yarımadası'nda 9.456 mil2'den, 4.555 mil2 kaldı. Ayrıca büyük gelir kaybına da uğradı. Berlin Kongresi'nin kararlarıyla "medenî" Avrupa devletleri, Osmanlı Devleti'ne, Türklüğe ve İslâm'a büyük darbe indirdiler. Sözü edilen devletlerin karşısında yalnız kalan Osmanlı Devleti, Berlin Kongresi'nde Rusya, İngiltere ve Avusturya-Macaristan tarafından paylaşıldı. Bu paylaşma aslında Berlin Kongresi'nden evvel Rusya-Avusturya ve Rusya-İngiltere gizli antlaşmalarıyla yapıldı. Berlin Kongresi'nden sonra Bosna ve Hersek Sırp İsyanı'yla başlayan "Büyük Doğu Buhranı"nın birinci safhası sona erdi ve Doğu'da durum geçici bir süre için sakinleşti. Osmanlı Devleti için Berlin Kongresi korkunç bir yenilgi oldu.
Devamı Var
İleri