Gostivar Türkleri

1929 yılında Yugoslavya adını alan Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı, 31 Mart 1931 yılında vatandaşlarının sadece din bakımından nüfus sayımını yaptı. Bu dönemde Sırplar Makedonya'ya "Vardar Banlığı" veya "Güney Sırbistan" adını verdiler. Bu nüfus sayımında Vardar Banlığı'nda 499.362 Müslüman, 104.039 Ortodoks Hristiyan, 18.472 Katolik Hribtiyan ve 7.579 Yahudi'nin yaşadığı tespit edildi. Bu yüzden şu anda elimizde mevcut olan kaynaklara göre 1931 nüfus sayımında Gostivar ve civarında yaşayan Türklerin nüfus sayısını saptamak mümkün değildir. 1918-1941 yılları arasında Türkler, Yugoslavya'dan özellikle Vardar Banlığı'ndan Türk Cumhuriyeti'ne göç ettiler. Ancak bu göç önemli bir sayıyı oluşturmuyordu. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, dış Türkler konusunda fevkalade rasyonel bir politika izliyordu. O, Türkiye Cumhuriyeti'nin hudutları dışında kalan Türklerin yaşadıkları devletlerde kalmaları, ancak bu devletlerle iyi münasebetler kurarak, onlara bütün temel hak ve hürriyetlerin sağlanması için çalışıyordu. Atatürk sık sık, "Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (dış Türklerin) bize yaklaşmalarını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir" diyordu.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında İtalyanlar tarafından işgal edilen Batı Makedonya, Arnavutluk'a devredildi. Arnavut idarecileri ise bu fırsattan faydalanarak Prizren Birliği'nin "Megali İdeası" olan Büyük Arnavutluk'u kurma hevesine kapıldılar. Bu sırada aldıkları topraklarda yaşayan Türklere eğitim, kültür, ekonomik, ve benzeri alanlarda haksızlıklar yaptılar. Bu haksızlıkların neticesinde Türklerin bir kısmını Arnavutlaştırmaya muvaffak oldular. Türlerin Arnavutlaştırılması genellikle eğitim, kültür, siyasî ve diğer müesseselerin yardımıyla yapıldı. Böylece Gostivar, Kalkandelen, Raptişah, Banitsalar, Kocacık ve civarı, Merkez Jupa, Ustruga ve diğer yerlerde yaşayan Türklerin nüfus sayısı giderek azaldı.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki yıllarda Yugoslavya idarecileri Türklere dil, din, eğitim, kültür, sosyo-ekonomik ve siyasî baskılar yaptılar. Bu baskıların neticesinde onbinlerce Türk, Türkiye Cumhuriyeti'ne göç etti. Arnavutluk dahil olmak üzere Komünist bir balkan federasyonu kurma hayaline kapılan bu tahsilsiz ve gaddar idareciler, Arnavutluk'un gönlünü almak için Makedonya'nın Batı kesiminde yaşayan Türkleri Arnavutların ellerine teslim ettiler. Bu fırsattan yararlanan Arnavut idarecileri bu yıllarda da, 1941-1944 yılları arasında Arnavutluk idarecilerinin yaptıklarının yaptılar. Türkleri tamamen eritmeye çalıştılar. Bu ve Makedonya devletinin yaptığı haksızlıklara maruz kalan Batı Makedonya Türklerinin bir kısmı 1948 nüfus sayımında kendini Arnavut göstermek mecburiyetinde kaldı. Bu nüfus sayımında Makedonya'da toplam 95.940 Türkün yaşadığı tespit edildi. Bu sayıma göre Türklerin çoğu Üsküp'te ve Makedonya'nın Doğu kesiminde yaşıyordu. Ancak bu tespit doğru değildi. Çünkü 1948 nüfus sayımına kadar Makedonya'nın batı kesiminde Gostivar, Raptişah, Kalkandelen, Aşağı ve Yukarı Banitsa ve Zudunya gibi şehir, kasaba ve köylerin nüfusunun büyük bir çoğunluğunu Türkler oluşturuyordu. Söz konusu sayımda Makedonya hükümeti nüfus sayımcılarının fazlasını Arnavutlardan seçti. Arnavut sayımcıları ise bunu fırsat bilerek korkuya kapılan Türklerin bir kısmını Arnavut olarak kaydettiler.

Böylece çoğunlukta olan Batı Makedonya Türklerini azınlık durumuna düşürdüler. Makedonya hükümeti bu olaya tepki göstermedi. Ona bir seyirci gözüyle baktı.

1947 yılına kadar yapılan baskıları az bulan Yugoslavya devleti bu yılın ortasında bir de Yücel Olayı'nı çıkardı. Bu olayla Makedonya Türk münevverlerine, Makedonya Türklüğüne büyük darbe indirdi. Türkleri fena halde korkuttu. Amacı, Türkleri yıldırarak etkisiz hale getirmek veya Arnavutlaştırarak eritmekti. Ancak, Yugoslavya'nın Mart 1948'de Sovyetler Birliği'yle arası açılınca bu devlet, Arnavutluk'a ve Makedonya Arnavutlarına karşı tavrını değiştirdi. Bu sırada Türkler azıcık rahatladı. Yugoslavya devleti 1950/51 ders yılından itibaren Gostivar, Raptişah, Banitsalar, Zudunya, Kalkandelen, Tearçe, Ustruga ve Yukarı Debre nahiyesi dahil olmak üzere Batı Makedonya'da Türk ilköğretim okulları açmaya başladı. Böylece Batı Makedonya Türklüğü büyük bir tehlikeyi atlatarak geleceğe ümitle bakmaya başladı. O güne kadar çeşitli sebeplerden dolayı kendilerini Arnavut olarak gösteren Türkler yeniden Türklüklerine dönmeye başladılar. Böylece 1953 nüfus sayımı, Türklerin Batı Makedonya nüfusunun önemli bir kısmını oluşturduğunu gösterdi. Bu nüfus sayımı Makedonya'da 203.398 Türkün yaşadığını ve bu sayının Makedonya nüfusunun % 15.6'sını oluşturduğunu da gösterdi. Söz konusu nüfus sayımında Gostivar ve civarında yaşayan Türklerin nüfus sayısında da önemli bir artış kaydedildi.

1950'lerin başında Makedonya Türklüğü büyük bir tehlikeyi atlatmak üzereyken Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ve Yugoslavya arasında "Serbest Göç anlaşması" imzalandı. Bu anlaşmanın imzalanmasıyla Makedonya Türklüğü çözüldü. Bu Türklüğe büyük darbe indirildi. 1952-1959/60 yılları arasında süren yoğun göçün neticesinde Makedonya'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne onbinlerce Türk göç etti. Aileler parçalandı. Gidenler kurtuldu. Kalanlar ise perişan bir halde kaldılar. Bu olay Balkan savaşları kadar büyük bir felaketti. Bu göçle Makedonya Türklüğünün beli büküldü. Onun hiç bir geleceği kalmadı. Bugün Türklük bir ölüm kalım savaşı vermektedir, can çekişmektedir.

Söz konusu büyük göç sırasında Gostivar ve civarından da çok Türk göç etti. Ancak 1961 nüfus sayımında Batı Makedonya'da yaşayan Türklerin nüfus sayısının azalmadığı görüldü. Hatta bura Türklerinin nüfus sayısında bir artış kaydedildi. Türk nüfusunda bu artış, Makedonya'nın bu kesiminde yaşayan bazı Arnavutların Türkiye Cumhuriyeti'ne göç etmek için kendilerini Türk olarak göstermekten kaynaklanıyordu. Bu nüfus sayımı Makedonya'da 131.481 Türkün yaşadığını ve bu sayı Makedonya nüfusunun % 9.4'ünü oluşturduğunu gösterdi.

Devamı Var

İleri