Gostivar Türkleri

1968 Kalkandelen olaylarından sonra Makedonya'da hız almaya başlayan Arnavut milliyetçiliğinden Makedonya Türklüğü de nasibini aldı. Bu olaylardan sonra da bazı Arnavut aydınları "Makedonya'da Türk yoktur. Türkçe konuşan veya Türkleşmiş Arnavutlar vardır" tezini öne sürmeye başladılar ve dil, eğitim, kültür, ssoyo-ekonomik ve siyasî haksızlıklar yaparak bura Türklerini eritmeye çalıştılar. Bu haksızlıklar en çok Gostivar, Raptişah, Kalkandelen, Ustruga ve diğer yerlerde hissedildi. Bunun neticesinde 1961 nüfus sayımında 131.484 kişi olan Türklerin nüfusu, 1971 nüfus sayımında 108.552'ye düştü. Makedonya'da 1961-1971 yılları arasında Türklerin nüfus sayısında 22.932 kişilik bir azalma görüldü.

Makedon Komünist idarecileri söz konusu yıllarda belirli durumlarda çeşitli haksızlıklara maruz kalan biz Türkleri, belirli durumlarda ise Arnavutları "desteklediler." Başka bir söyleyişle "parçala, yönet" siyasetini uyguladılar. Tarih boyunca Arnavutlarla beraber "ortak düşmanları" biz Türklere karşı savaştıkları tezini öne sürerek Arnavutları kendilerine bağlamaya çalıştılar. Ancak, onlar, aslında biz Türkleri ortak dinimiz İslam yüzünden Arnavutlarla, Arnavutları ise bizimle özdeşleştirdiler. Bu sırada Arnavutlara uyguladıkları politikayı bize de uyguladılar. Onlar bu politikayı akıllıca uyguluyorlar zannettiler. Fakat söz konusu politikanın neticesinde en büyük zararı gören sadece biz Türkler olduk. Çünkü 1981 nüfus sayımında Türklerin sayısı 86.591'e düştü. 1981-1990 yılları arasında son günlerini yaşayan Makedon totaliter rejimi Türklere ve Arnavutlara her zamandan daha çok baskı yaptı. Makedon idarecileri bu yıllarda Müslüman olan herkese kuşkuyla baktılar. Türk ve Arnavut eğitiminde, öğreniminde ve biliminde edebildikleri kadarıyla kısıtlamalar yaptılar. Makedon olmayanların temel hak ve hürriyetlerini esirgediler. Hak, hürriyet ve imtiyazlar sadece kendileri için vardı. Türlere ve diğer milliyetlerden olanlara yabancı gözüyle baktılar. Onlara güvenmediler. Bu milliyetlerin nüfus sayılarını olduğundan çok daha az ve istedikleri kadar gösterdiler. 1991'de yapılan nüfus sayımında Türklerin sayısı bu ölçülere göre değerlendirildi ve bu sayı 150.000 iken 77.080 olarak gösterildi.

1991 nüfus sayımında hile yapıldı gerekçesini öne süren Arnavutları destekleyen Avrupa, Makedon hükümetine baskı yaparak 1994 yılında nüfus sayımının yeniden yapılmasını sağladı. Bu sayımda Makedonya'da 82.976, Gostivar'da 4.477, Raptişah'da 3.211, aşağı Banitsa'da 2.475 Türkün yaşadığı tespit edildi.1990'lı yılların başında Eski Yugoslavya'nın çok partili sisteme dönüştürülmesinden sonra Makedonya'da bir Türk-Arnavut yakınlaşması görüldü. Bu yakınlaşmada özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin Arnavutlara ve Arnavutluk'a yaptığı maddî yardım ve manevî destek de çok etki yaptı. Bu sırada Arnavutlar bize "Geç de olsa bile, biz Türklersiz ve Türkiyesiz yaşayamadığmızı anladık, bu gerçeği itiraf ediyoruz" demeye başladılar.Türkiye Cumhuriyeti, bağımsızlığını yeni ilan eden Makedonya Cumhuriyeti'ni hiç bir karşılık beklemeden ilk tanıyan devlet oldu. Sırp-Yunan ambargosuna ve yaptırımlarına maruz kalan Makedonya'ya uluslararası müesseselerde verdiği destekle beraber tonlarca ilaç, petrol, gıda ve benzeri ürünler, milyonlarca dolar nakit para yardımı yaptı. Bu yardım Türkler de dahil olmak üzere Makedonya'da yaşayan bütün milliyetleri büyük sıkıntılardan kurtardı. Bu yözden Makedonlar da bize "bizim tek dostumuz Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti"dir demeye başladılar.

1990'larda başlayan Türk-Arnavut yakınlaşması ve dostluğu uzun sürmedi. 1996'dan itibaren Arnavutlar yine Türklere karşı tavırlarını değiştirmeye başladılar. Bu tavır değiştirme olayı özellikle 1996 yılında yapılan mahallî seçimler sırasında ve bu seçimlerden hemen sonra göze çarptı. Gostivar, Kalkandelen, Raptişah ve diğer belediye seçimlerini kazandıktan sonra Arnavutlar Türklerin haklarını esirgemeye başladılar. VMRO-DPMNE partisinin de desteğini alan Gostivar Belediyesi'nin başkanı 3 Mart 1997'de Belediye Meclisi'nde çıkarttığı bir kararla Gostivar'da ve civarında Türkçeyi yazışma dili olarak kullanıştan kaldırdı. Böylece Arnavutlar, Türklere ve Türklüğe bir kez daha büyük bir darbe indirdiler. Onların Türklere yönelik bu ve benzeri hareketleri yine Türk-Arnavut münasebetlerine gölge düşürdü.

Makedonya'yı bugün Makedon ve Arnavut partilerinden oluşan bir koalisyon hükümeti idare etmektedir. Bu hükümete bağlı olan maliye, svunma, dışişleri, eğitim, bilim, kültür, bayındırlık, ziraat ve diğer bakanlıklarda veya müesseselerde çalışan Türk yoktur. Makedon-Arnavut Hükümeti Türkleri her alanda kenara itmiştir. Türkler yokmuş gibi hareket etmektedir. Türk dostu olarak gözüken Arnavutlar her zaman ve her yerde Makedonlar ile anlaşarak güncel meselelere çözüm getirmeye çalışmaktadırlar.

Makedonya Slavları'nın Eğitim ve Kültür Hayatında Tanzimat'ın Yankıları Osmanlı döneminde Makedonya, Manastır, Selanik ve Üsküp vilâyetlerini kapsayan bir Türk Bölgesi'ydi. Bu bölgenin nüfusu çok karışıktı. Orada Türkler'den başka, Makedonya "Bulgarları", Arnavutlar, Sırplar, Ermeniler, Kıptılar, Rumlar, Ulahlar, Yahudiler ve başka unsurlar yaşıyordu.

1878 Berlin Andlaşması'yla Osmanlı Devleti'ne iade edilen Makedonya'da Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Romanya'nın gözü vardı. Bu bölgenin nüfusu belirsiz kalıyordu. Orada yaşayan Hristiyanlar'ı Bulgaristan, Bulgar; Sırbistan, Sırp; Yunanistan, Rum; Romanya, Ulah olarak görüyordu. Balkan Yanmadası'nın bu devletleri adı geçen bölge üzerinde değişik iddialarda bulunuyorlardı. Onlar, bu bölgeyi Osmanlı Devleti'nden alarak kendilerine ilhak etmeyi planlıyorlardı. Onlardan her biri 550 yıl bir Türk Bölgesi olan Makedonya'ya "o bölge benimdir" diyordu.

Yunanlılar, tarih, coğrafya ve nüfus bakımından Yunan toprağı olan Makedonya'nın Yunanistan'a bağlanması için çalışıyordu. Onlar Makedonya'da Bizans Devleti'nin yeniden kurulması için zemin hazırlamayı planlıyordu. Onlar, "Megali İdea" emelini gerçekleştirmek için 1814'te "Etniki Eteria" adında bir cemiyet kurdular. Bu cemiyet Makedonya, Girit ve Ege Denizi adalarının alınması ve Yunanistan'a ilhak edilmesi için çalışıyordu. Bu yıllarda Yunan diplomasi temsilcileri de Makedonya'da siyasî vb. propaganda yapıyorlardı.

Makedonya'da Yunancılık hareketinin kurucusu ve yorulmaz bir örgütleyicisi, engin bir vatanperverlik duygusuna kapılan Stephanos Dragoumis idi. Makedonya mücadelesini kesin olarak teşvik etme kararı alan Yunan Kralı I. George, Makedonya'da eylemlerde bulunan Yunan komitacılarına moral ve yardım heyetleri göndermeye başladı. Kral I. George "Yunan Devleti, Makedonya'yı Yunanlaştırmalıdır" diyordu. Aynı zamanda Girit meselesi ile meşgul olan Yunan Başbakanı Deligiannes de Makedonya ile ilgili Kral I. George'a "Girit ile ilgili isteklerimizde bir tehlike yoktur. Makedonya mücadelesine katılmak elzemdir. Makedonya'sız Yunanlıların yaşaması imkansızdır" diyordu. C.A. Vavoukos'un iddia ettiğine göre ise Makedonya mücadelesinde Yunanlılar, özellikle Orta Makedonya'yı ve onun Selanik, Serez, Melnik vb. kentlerini, daha sonra ise bütün Makedonya'yı istemişlerdi.

Devamı Var

İleri