Cumhuriyet dönemi

Türk yığınakları haberlerine karşı Dr. T,R, Aras, Anadolu Ajansı'na bir demeç vererek, trakya'da barış zamanı ihtiyaç dışında hiçbir yığınak olmadığını, silah altına asker çağrıldığı haberinin de asılsız olduğunu, Türkiye'nin Boğazlar hakkındaki taahhütlerin sadık bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin gerek Ankara'da, gerekse Geneve'de (Cenevre) verdiği barış teminatı üzerine Bulgaristan ayrıca iki sınıf askerin silah altına çağrıldığı haberini yalanladı ve aslında Bulgaristan'ın Neuilly Antlaşması gereğince asker alma sistemine sahip olmadığını ileri sürdü. Bu olaydan birkaç ay önce Bulgar Başbakanı bir demecinde Türk - Bulgar ilişkilerinin dostça olduğundan söz etmiş. Türk Başbakanı İsmet İnönü'de, T.B.M.M. önünde hükümetin programını açıklarken Türk - Bulgar ilişkileri üzerinde durmuş ve iki ülke başbakanları arasında teati olunan dostça yazılmış telgrafların, iki ülkenin karşılıklı ilişkilerinin ifadesi olduğunu beyan etmişti. Dr. T.R. Aras, ULUS Gazetesine verdiği demeçte Türkiye'nin barışa bağlılığını bir kez daha ifade etmişti. Bu arada Yunanistan'ın bir iç ayaklanma sarsıntısı içinde olması, Balkanlar'daki hassasiyeti artırdı ve siyasi durumun çeşitli şekillerde yorumuna neden oldu. Balkan Birliğinin Başkanı olan Titulescu da bu münasebetle ajanslara verdiği demeçte, balkan Birliği'nin kuvvetini övdü, herhangi bir ülkenin, Yunanistan'da olduğu gibi bir iç buhranı sürüklenebileceğini ve böyle bir durumun hiçbir zaman o ülkenin toprak bütünlüğünün ihlali tehlikesiyle karşı karşıya bulunduramayacağını, bugünkü durumun Balkan Birliği'nin ne kadar metin ve kuvvetli olduğunun bir belirtisi olduğunu söyledi.

Bu olayların hemen ardından Bulgar Başbakanı Köse İvanov'un gazetelere dostça beyanatı ve buna Dr. Aras'ın aynı şekilde karşılıkta bulunması havayı yumuşattı. Bulgaristan'ın Ankara İlçiliği'ne, Türkiye'ye yakınlığı olan ve iyi Türkçe bilen Todor Pavlov atandı. İki ülke bazının karşılıklı sert yazıları durdu. Elçi Pavlov, bir basın toplantısında: "Bulgaristan'ın Balkan paktı dışında kalması için herhangi bir sebep yoktur" dedi.

Türk - Bulgar ilişkilerinde görülen düzelmenin bir gösterisi olarak Türk Başbakanı İsmet İnönü ile Dışişleri Bakanı Dr. Aras, Yugoslavya'dan dönüşlerinde 20 Nisan 1937 tarihinde Sofya'yı ziyaret ettiler. İsmet İnönü, Sofya'dan dönüşünde Filibe istasyonunda gazetecilere, Türk heyetinin Bulgaristan'da gördüğü samimi, iyi kabulden ötürü teşekkürlerini ifade ettikten sonra: "On yıllık siyasetimiz esnasında Bulgaristan ile dostluğa daima özel bir önem verdik" dedi. Bulgar basını da bu ziyaret münasebetiyle İsmet İnönü'nün ve Dışişleri Bakanı'nın kişiliklerini öven ve Türkiye'nin Balkanlararası dostluk ve barış eserindeki önemli rolünü belirten yazılar yayımladılar.Türk - Bulgar ilişkilerinin son safhası, Bulgaristan ile balkan Birliği devletleri arasında Selanik'te imzalanan 31 Temmuz 1938 tarihli beyanname oldu. Bu beyannamede; "bir yandan Balkan Birliği adına hareket eden Metaxas, öte yandan da Bulgar Başbakanı Köse İvanov, Bulgaristan ile Balkan devletleri arasındaki ilişkilerde karşılıklı olarak kuvvete baş vurmayacaklarını ve Bulgaristan'ın Neuilly Antlaşması'ndan doğan askeri taahhütlerine son verilmesi hakkında fikir birliği etmişlerdir" denilmekteydi.Bulgaristan'ın Balkan Paktı'na girmesine en büyük engel olan Dobruca konusunu çözümlemek için Türkiye 1939'da ciddi girişimler yaptıysa da olumlu sonuç alamadı. 13 Ocak 1940'da iki hükümet sınırındaki kuvvetlerini geri çekmeyi ve dostluklarını sürdürmeyi kararlaştırdı. 1940 sonları, özellikle 1941'de Almanya'nın Balkanlar'a inmesi Bulgaristan'ın gittikçe Mihver devletlerden yana kaymasına yol açtı. Bu durumda endişelenen Türkiye, İstanbul'da sıkıyönetim ilan ederek sınır boyunda bazı güvenlik önlemleri aldı. Bu önlemlerin Bulgaristan'a karşı olmadığını açıklamak amacıyla 17 Şubat 1941'de Ankara'da Türkiye ile Bulgaristan arasında bir bildiri imzalandı. Bildiri ile iki ülke birbirine saldırmamayı taahhüt etti.

Kısa bir süre sonra Bulgaristan Mihver devletlerin tarafına geçti (Mart 1941). Savaşta Mihver devletler yenilince Bulgaristan tarafsızlığını ilan ederek (Eylül 1944) Türkiye'nin aracılığıyla Müttefikler'le anlaşmak istedi. Ancak sonuç alınamadı. Sovyetler Birliği Bulgaristan'ı işgal etti ve Bulgaristan Halk Cumhuriyeti kuruldu (15 Ekim 1944). 1947'den itibaren Bulgaristan - Türkiye ilişkileri bozulmaya başladı. 1948'de iki Türk uçağının Bulgaristan üzerinde düşürülmesiyle ilişkiler iyice gerginleşti. Türkiye Bulgaristan'ın Ankara'daki ataşesinin çekilmesini istedi. Kısa bir süre sonra Bulgar askerleri Lalapaşa yakınında bir Türk sınır karakoluna saldırdılar. Türk hükümeti sert tepki gösterdi. Türk basını Bulgaristan aleyhinde şiddetli bir kampanyaya girişti. Bulgaristan'da Filibe Türk konsolosluğuna yapılan bombalı saldırı gerginliği daha da artırdı. 10 Ağustos 1950'de Bulgaristan bir nota vererek 250,000 göçmenin üç ay içinde Türkiye'ye gönderileceğini bildirdi. Göçmen akını iki ay sürdü. Bulgaristan göçmen kabulünün hızlandırılmasını isterken Türkiye, Türk - Bulgar sınırını kapadı (7 Ekim 1950). Aralık ayı başında sınır Türk vizesi bulunan göçmenler için yeniden açıldı. Ancak istenmeyen bazı göçmenlerin gönderilmesi üzerine Türk hükümeti sınırı yeniden kapattı (8 Kasım 1951). Bu tarihe kadar 150,000 kadar Türk, Bulgaristan'dan Türkiye'ye göçmüş oldu. Türkiye'nin Nato'da, Bulgaristan'ın Varşova Paktı'nda yer almasıyla Türkiye - Bulgaristan ilişkileri yıllarca soğukluğunu korudu.

1961'de ilişkiler daha da gerginleşti. Türkiye, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin, milletlerarası anlaşmalarla garanti altına alınmış bulunan azınlıklar haklarına uyulmadığı gerekçesiyle 1961 Eylülünde Bulgaristan'a bir nota verdi. Küba krizinden sonra başlayan milletler arası yumuşama siyasetinin benimsenmesiyle iki ülke arasındaki ilişkilerde de yumuşama belirdi. Sovyetler Birliği ve ABD arasında sık sık yinelenen barış içinde birlikte yaşama parolası Bulgaristan ve Türkiye'yi de etkiledi. Bunun sonucu olarak 10 Ekim 1964'de Sofya'de turizm alanında işbirliğini öngören bir anlaşma imzalandı. 1966'da Bulgar dışişleri bakanı İvan Başev Türkiye'yi resmen ziyaret etti. Bu ziyaret sonunda, yakın akrabaları 1951'den önce Türkiye'ye göç etmiş olan Türklerin orada kalan yakınlarının Türkiye'ye ihtiyari göçleri konusunun en kısa sürede çözümlenmesi kararlaştırıldı. 1969 başında da Bulgaristan Başbakanı Todor Jivkov Türkiye'yi ziyarete geldi. Bundan kısa bir süre sonra iki ülke arasında 19 Ağustos 1969'da yürürlüğe giren "bir yakın akraba göçü" anlaşması imzalandı. Anlaşma gereğince 30,000 Türk Bulgaristan'dan Türkiye'ye geldi.

Aralarında sistem farkından veya ikili ilişkilerden kaynaklanan çeşitli sorunlar olmasına rağmen, Türkiye ile Bulgaristan'ın ilişkilerinde, son yıllarda büyük bir gelişme görülmektedir. Bu gelişmede Bulgaristan'ın deniz ticareti açısından İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan geçmek zorunda oluşunun ve kara ticaretinin can damarını oluşturan dev Tır filosunun da İran ve Arap ülkelerine Türkiye üzerinden ulaşabilmesinin büyük etkisi vardır. Buna karşılık Türkiye-Avrupa kara ve demiryolu ulaşımının Bulgaristan üzerinden yapılması ve Türkiye'nin Bulgaristan'ın elektrik enerjisine ihtiyaç duyması önem taşımaktadır. Ayrıca daha önce yapılan yoğun göçe rağmen Bulgaristan'da oldukça fazla Türk nüfus ve bunların Türkiye'de siyasi ve ekonomik ilişkiler, özellikle 1975'ten başlayarak hızlı bir gelişme dönemine girdi.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren, 4 günlük resmi bir ziyaret için 24 Şubat 1982 günü beraberinde Dışişleri Bakanı İlter Türkmen ve diğer ilgililer olduğu halde Bulgaristan'a gitmiştir. Evren'i Sofya'da özel havaalanında Bulgaristan Devlet Başkanı Todor Jivkov askerî törenle karşılamıştır.

Sofya'nın girişinde Türkiye'nin Sofya Büyükelçiliği yakınlarındaki Kartal Köprüsüne gelindiğinde Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren'i, Belediye Başkanı Petır Mejdureçki karşılamıştır. Orgeneral Evren ve Jivkov, burada otomobilinden inmişlerdir. Sofya Belediye başkanı Mejdureçki, Orgeneral Keman Evren'e, şehrin fahri hemşehrilik beratını vermiştir. Kurdela ucundaki ALTIN SOFYA amblemini boynuna asan Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren de gösterilen sıcak karşılamadan dolayı teşekkür etmiştir.Sofya'da Evren başkanlığındaki Türk heyeti ile Bulgaristan Devlet Konsey Başkanı Todor Jivkov başkanlığındaki Bulgar heyeti arasındaki resmi görüşmelerde, ikili ilişkiler gözden geçirilerek, bu arada Türkiye ile Bulgaristan arasındaki çeşitli alanlardaki işbirliğinin, karşılıklı ve dengeli olarak artırılması imkanları değerlendirilmiştir. Evren'e aynı gün 19.30'da törenle STARA PLANINA nişanı takılmıştır. Evren, Bulgaristan'a Ankara'dan hareketinde havaalanında, askerî törenle uğurlanmıştır. Evren'in burada verdiği demeçte "Bu ziyaret Türkiye'nin komşuları ve bütün ülkelerle iyi ilişkiler sürdürme arzusunda olduğunun kanıtıdır. Bu vesileyle, Bulgaristan Devlet Başkanı ile ülkelerimizin karşılıklı yararlarına hizmet edeceği kanaatinde olduğum görüş teattisinde bulunacak müşahhas neticelere ulaşmak amacıyla çalışmalar yapacağız" demiştir.

Son

Menüye Dön