Seferi (1579-1584)
İşte bu Kazak "atamanı", 1577 yılının sonbaharında, maiyetindeki birkaç bin kişiyle, Stroganovlar'ın hâkim oldukları sahaya geldi. Stroganovlar'ın, Çar İvan'dan aldıkları berata göre "hırsız ve kaçak olan kimseleri" kabul etmeleri yasak olduğu halde, Yermak'ı yanlarında alıkoydular. Yermak ve arkadaşlarının esas gayeleri yağma ve soygunculuk yapmaktı; Kazaklar, Urallar'ın arkasında kolayca yağma yapmak imkânını öğrenince, Sibir arazisine gitmeğe hazırlandılar. Stroganovlar tarafından inşâ edilen müstahkem mevkilerden hareketle, 1578, 1579 ve 1580 yıllarında Urallar'ı aşarak, Sibir'e ulaşan nehirleri takiben Batı Sibir sahasına çıktılar ve buraları yağma etmeğe başladılar.
Kazaklar'ın önce 5.000 kişilik bir kitle teşkil ettikleri anlaşılıyor; bunlardan mühim bir kısmı ateşli silâh, yani tüfekle donatılmışlardı. Fakat yıl geçtikçe Yermak'ın yanındaki Kazaklar'ın adedi azaldı.
Yermak, 1580 yılının Ağustosunda Tura ırmağı üzerindeki Çimki (veya Tümen) şehrini zaptetti. Yermak bu defa kışı geçirmek için Ural sahasına dönmedi, Tura boyunda kaldı. Bu saha Küçüm Han'a tabi idi. Küçüm Han Yermak'a karşı savaşmağa karar verdi ve kuvvetlerini toplamağa başladı.
Yermak ve Kazaklar'ı, Küçüm Han'ın arazisini ele geçirmek maksadiyle, 1581 yılının yazında kat'î harekete geçtiler. Küçüm Han, Tavda ırmağı civarındaki "Baba Hasar" adlı bir köy yakınında Kazaklar'ı durdurmak için büyük bir kuvvet gönderdi. Çarpışmalar beş gün sürdü. Kazaklar'ın adedi 2.000 kişi bile olmadığı halde, ateşli silâhları sayesinde üstün geldiler. 21-26 Temmuz günlerinde cereyan eden bu "Baba Hasan" muharebeleri, Sibir'in mukadderatını tayin etmiştir. Yermak, Eylül ortalarında seferine devamla, Tobul nehrinden İrtiş ırmağına geçmeğe muvaffak oldu. Bu sırada Kazaklar'ın ancak 545 neferi kalmıştı. Küçüm han, İrtiş'in doğu tarafında, Tobul'un mansabından 2-3 km. mesafedeki "Çuvaş" adlı küçük bir şehri Yermak'a kaptırmamak için mühimce bir kuvvet ile hücuma geçti ise de, muvaffak olamadı. Küçüm Han'ın, hattâ iki topu bile vardı; fakat topçuları bunları kullanmasını bilmediklerinden, bunlardan fayda temin edilemedi.
Sibir hanının yenilmesi üzerine, hana tabi olan ve birlikte Kazaklar'a karşı savaşan Ostyaklar ve Vogullar, Küçüm Han'dan ayrıldılar. Kendi yurtlarına gittiler. Bu durum neticesinde Küçüm Han'ın kuvveti büsbütün azaldı ve maneviyatı kırılmağa başladı. Vaziyetin çok hassas bir safhaya girdiğini gören Küçüm, 1581 yılının 25/26 ekim gecesi, payitahtı olan İsker şehrinden gizlice kaçtı. Ertesi gün burası Kazaklar tarafından işgal edildi. İsker veya Kışlak şehri, İrtiş nehrinin yüksek bir yamacı üstünde yapılmış müdafaası gayet kolay bir mevki idi; fakat Küçüm Han'ın askerleri Kazaklar'ın tüfekleri karşısında korkuya kapıldıklarından, payitahtı müdafaa edemediler. Yermak'ın İsker şehrini ele geçirmesi ve burada yerleşmesi üzerine, etraftaki Ostyak ve Tatar ahali kendisine vergi ödemeği kabul ettiler. Serseri Kazak güruhunun atamanı, bu suretle adeta bir hükümdar derecesine yükselmiş bulunuyordu.
