Güzel Sanatlar

Türkiye Selçukluları da hâkim oldukları süre içinde birçok mimârî eserler ile Anadolu'yu âdetâ süslemişler ve bunlardan bir kısmı da zamanımıza kadar gelmiştir. Selçuklu sultanları Anadolu'da câmi, medrese, türbe, kervansaray, kale ve köprüler yaptırmışlardı. Nitekim Sultan Mes'ûd tarafından XII. yüzyılın ortalarında yaptırılmağa başlanan Konya'daki Alâeddîn Câmi sonraki tamir ve değişikliklerle zamanımıza kadar gelmiştir. Sultan I. Alâeddîn Keykubâd Niğde'de kendi adıyla anılan cami ile, Malatya'daki Ulu câmi'i inşâ ettirdi. Kayseri'deki Huand Câmi'i ve külliyesi de Alâeddîn Keykubâd'ın eşi Mahperi Huand Hâtun tarafından yaptırılmıştır. Türkiye Selçuklu sultanları tarafından, medrese tarzında yaptırılan ilk eser, Kayseri'deki Çifte Medrese, Gıyâseddîn I. Keyhusrev'in tıp medresesi (Şifâiye) ile kızkardeşi Gevher Nesibe'nin şifâhânesinden meydana gelmiştir. Sultan İzzeddîn I. Keykavus da Sivas'da bir şifaiye medresesi yaptırmıştı. Selçuklu devlet adamları da ülkeyi bayındır duruma getirmek bakımından faaliyette bulunmuşlardır. Nitekim Sâhib Ata Fahreddîn Ali Akşehir'de Taş Medrese, Kayseri'de Sâhibiye Medresesi, Konya'da İnce minareli Medrese'yi atabey Ertokuş Isparta'da medrese, Celâl ed-Dîn Karatay Konya'da Karatay Medresesi'ni, Muineddîn Pervâne Sivas'da Gök Medrese'yi ve Cacaoğlu Nûreddîn de Cacabey Medresesi'ni yaptırmışlardı. Kırşehir'deki Cacabey Medresesi'nin önce bir rasadhâne olarak yapıldığı sonra da câmiye çevrildiği anlaşılıyor.

Türkiye Selçuklular'ın kudretini, teşkilâtının iyi işlediğini ve yüksek kültürünü en canlı şekilde aksettiren eserler, ticaret yolları üzerinde yükselen kervansaraylardır. Anadolu'da çok sayıda bulunan kervansaraylar Selçuklu sultanları ve vezirleri tarafından XIII. yüzyıl boyunca yaptırılmıştır. Bir muhafız kıtasıyla korunan bu kervansaraylarda yolculara hayvanlarıyla birlikte üç gün parasız yemek veriliyor, hastalar tedavi ediliyor ve herkese din farkına, zengin ve fakir olduğuna bakılmaksızın eşit muamele ediliyordu. Anadolu'daki kervansaraylardan sekiz tanesinin Selçuklu sultanları tarafından yaptırıldığı tespit edilmiştir.

Anadolu'daki kümbet ve türbeler mütevâzi ölçüler içinde yapılmakla beraber, mimârî bakımdan bir gelişme içinde oldukları görülmektedir. Önceleri tuğladan ve taştan inşâ edilen kümbetler, daha sonra sadece taştan yapılmağa başlanmıştı. XII,. yüzyıla âit Selçuklu kümbetlerinden Konya'daki II. Kılıç Arslan kümbeti kalmıştır. Selçuklu sultanlarından kalan bir türbe ise, I. Keykavus'un Sıvas'daki türbesidir. Selçuklu hâtunlarından Kayseri'deki Mahperi Huand Hâtun kümbeti, devlet adamlarından Atabey Ertokuş'un kümbeti, Celâl ed-Dîn Karatay'ın Konya'daki türbesi, yine Konya'da Sâhib Ata Fahreddîn Ali'nin âile türbesini bu tip eserlerden zamanımıza kadar kalmış birkaç örnek olarak zikredebiliriz.

Selçuklu Türkleri'yle Orta Asya'dan batıya doğru yayılan halı sanatı, Türkiye Selçukluları zamanından (XIII. yüzyılın ilk yarısından) kalan parçalardan anlaşılacağı üzere devamlı gelişmelerde daha sonraki halı sanatına bir temel olmuştur. Konya Selçuklu halıları refâh ve dekor bakımından fevkalâde bir zenginlik gösterirler. Renk olarak genellikle koyu mavi veya kırmızı göze çarpar. Selçuklu halılarındaki motifler; sekiz köşeli yıldızlar, uçları çengellerle çevrilen sekizgenler gibi sık sık görülen geometrik şekillerdir. Ayrıca gâyet stilize bitki ve hayvan şekilleri de görülür. Halılara karakteristik özellik veren husûs geniş bordürlerindeki iri kufî yazı dekorudur.

Devamı var

İleri