Anadolu'nun Adım Adım Fethi
Bu suretle bütün kıt'anın hâkimiyetini elinde toplayan Nâsır'üd-devle Ebu'l-fevâris Gâzi Süleymanşah, fütûhatını bir taraftan Karadeniz kıyılarına, öte taraftan Akdeniz ve Eğe denizine doğru tek elden, sistemli ve daha hızla, genişletmeğe başladı. Bizans ise hâlâ birbirini takip eden isyanlar içinde idi. General Basilakis ayaklanmış, bunun Vardar muharebesinde Aleksios tarafından yakalanarak gözlerinin oyulmasından sonra, Anadolu cihetinde General Kostantinos Dukas kendini imparator ilân ederek isyan bayrağını açmıştı. İmparator Botaniates'in para ve vaadlerle bu isyanı da zararsız hâle getirmesini müteakip patlak veren N. Melissenos ihtilâli Türkler'in Marmara sahillerine kadar Anadolu'da kolayca yerleşmelerini mümkün kıldı. General Melissenos o zaman Ege denizi kıyılarına kadar ilerleyen Türkler'in yardımı ile imparator olmağa karar vermişti. Küçük Asya'nın henüz Selçuklular tarafından işgal edilmemiş kale ve şehirlerini dolaştı. Fakat Melissenos bu propaganda seyahatini Türk müfrezeleri himayesinde yaptığı için, hiçbir mukavemete cesaret gösteremeyen bu memleketlerde otomatik olarak Türkler yerleşiyorlardı. Böylece bütün Galatia, Phrykia, Lydia bölgeleri (Orta ve Batı Anadolu) Türk hâkimiyetine geçmiş oldu. Türk kuvvetleriyle birlikte İznik'e de giren (1078) Melissenos İstanbul üzerine yürümeye hazırlanırken, Süleymanşah neticeyi beklemek ve icabında yardıma koşmak üzere Dorylaion (Eskişehir)'da karargâh kurmuş bulunuyordu.
Botaniates İznik'in geri alınması için Aleksios'u göndermek istedi ise de, görünüşte Melissenos'a fakat, gerçekte Türkler'e karşı açılacak seferin âkıbetini kestiren Aleksios, bu vazifeyi kabûl etmedi. Başkumandanlık, maiyetinde Georgios Palaiologos ile yeğeni Kurtius olmak üzere, nâzır Hadım İoannes'e verildi. İoannes İznik gölü (Ascanius) kenarına kadar geldi ve "Aziz Georgios" kalesini işgal etti. G. Palaiologos ile Kurtius hasım kuvvetlerin Eskişehir civarında bulunduğunu, Melissenos'la uğraşırken Türk ordusunun yetişmek ihtimâli olduğunu, buna göre iki kuvvet arasında kalarak ezilmektense önce Süleymanşah ile savaş yapılmasını teklif ettilerse de, bu tavsiyelere kulak asmayan hadım, İznik'in kuşatılması emrini verdi. Melissenos, bir hafta süren muhasara esnasında vakit kazanmak için, düşmanı oyalıyordu.
Süleymanşah'ın öncülerinin yaklaştığını öğrenen ve esasen muharebe işlerinden hiç anlamadığı nisbette korkak olan Hadım, ordunun sevk ve idaresini Palaiologos'a devretmek zorunda kaldı. Palaiologos derhal muhasarayı kaldırdı ve çekilmeğe başladı. İznik'teki Türk süvarileri kendilerini hızla tâkibe koyuldular. Süleymanşah'ın yetişmesiyle Bizans ordusunun ric'atı umumî bozgun hâlini aldı. Palaiologos, yaralı hâlde, hem müdafaa ediyor, hem de perişanlığı önlemeğe, dağılan kıt'aları toplamağa çalışıyordu; nihayet kurtardığı bir kısım kuvvetler ile hâlâ dehşet içinde titreyen başkumandanı, İstanbul'a götürmeğe muvaffak oldu.
Bu savaşın mühim neticesi, Marmara kıyılarının en büyük kalesi olup içinde Botaniates'le beraber Türk kıt'alarının 1078'den beri garnizon kurdukları tarihî İznik şehrinin kesinlikle Türler'e geçmesi olmuştur. Süleymanşah buradan artık çıkmamış, Bizans'ın merkezine doğrudan doğruya yapılacak taarruzlar için pek mükemmel bir üs teşkil eden bu kale-şehri hâkimiyeti altındaki Anadolu'nun başkenti ve ileri harekâtın mihenk noktası yapmıştır (1080).
Devamı Var
İleri