Ömer Seyfettin (11 Mart 1884, Gönen, Balıkesir – 6 Mart 1920, Üsküdar, İstanbul), modern Türk öyküsünün öncülerinden ve edebiyatta Türkçülük akımının kurucu isimlerinden biridir. Kısa yaşamına çok sayıda hikâye sığdırmış, sade dil ve millî bilinç anlayışıyla Türk edebiyatına kalıcı bir yön vermiştir.
Topçu subayı Ömer Şevki Bey'in oğlu olarak Gönen'de doğdu. İlköğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra askerî okullarda okudu; Kuleli Askerî İdadisi, Edirne Askerî İdadisi ve Mekteb-i Harbiye-i Şahane'de eğitim gördü. 1903'te teğmen olarak orduya katıldı ve Makedonya'da, Balkanlardaki çatışmalar döneminde görev yaptı.
Askerlik yılları boyunca Ilinden Ayaklanması'na karşı yürütülen harekâtlarda ve Balkan Savaşları'nda bulundu. 1913 Ocak'ında Kanlıtepe'de Yunan kuvvetlerine esir düştü ve yaklaşık on ay Nafplion'da tutsak kaldı. Çeşitli madalyalarla ödüllendirildi; Şubat 1914'te askerlikten ayrılarak kendini tümüyle edebiyata ve öğretmenliğe adadı.
Edebî kimliğinin biçimlenmesinde, 1911'de Selanik'te çıkarılmaya başlanan Genç Kalemler dergisi belirleyici oldu. Bu dergide savunulan 'Yeni Lisan' hareketiyle, Türkçenin yabancı kurallardan arındırılarak sadeleştirilmesini ve halkın anlayabileceği bir dille yazılmasını savundu. İstanbul'da Türk Sözü dergisinin başyazarlığını yaptı, İstanbul Üniversitesi'ndeki dil heyetinde yer aldı ve Darülmuallimîn ile Kabataş Sultanîsi gibi okullarda öğretmenlik yaptı.
Özellikle 1917-1920 arasında çok verimli bir dönem geçirdi ve yaklaşık 125 hikâye kaleme aldı. Eserlerinde sade Türkçe, millî duyarlılık, çocuk ve eğitim temaları ile gerçekçi anlatım ön plandadır; Ziya Gökalp'in düşüncelerinden beslenen Türkçü bir çizgi taşır. 'Efruz Bey', 'Yalnız Efe', 'Beyaz Lale', 'Gizli Mabet' ve 'Bomba' başlıca eserleri arasındadır.
Ömer Seyfettin, 6 Mart 1920'de 35 yaşında şeker hastalığından vefat etti ve İstanbul'daki Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Hem Türk kısa öyküsünün gelişimine hem de Türkçenin sadeleşmesi ve millî edebiyatın doğuşuna yaptığı katkılarla, kendisinden sonraki pek çok yazar ve eğitimci kuşağını etkilemiş, Türkçülük düşüncesinin edebiyattaki en etkili temsilcilerinden biri olmuştur.
