1918'den 1920 yılına kadar Irak, İngiliz askeri işgali altında idi. Bu durumdan hem halk, hem de yönetim tedirgindi. Irak'ta vekâleten yönetim başında bulunan Sir Arnold Wilson, başarılı, ancak sert bir yöneticiydi. Yönetiminde yerli halka, hiçbir görev verilmemişti. Irak'ın geleceği hakkında verilecek kararın gecikmesi, durumu daha da tatsız hale getirmişti. İngiliz manda rejiminin ilanı, hiç kimseyi tatmin edememişti. Sonuçta halk arasında yönetime karşı çok ciddi bir ayaklanma patlak verdi. Haziran 1920'de Rumeyse'de meydana gelen bir olay, ayaklanma hareketini su yüzüne çıkardı. 4 Temmuz'dan itibaren genel bir ayaklanmaya dönüşen başkaldırı, Irak'ın birçok bölgesine sıçradı. Olayları bastırmak üzere İngilizlerin aldığı önlemler sonuçsuz kalınca, ayaklanma Irak'ta genel bir milli şahlanış görünümü kazandı. Rumeyse 20 Temmuz'da bastırıldı. Semava ise 14 Ekim'de geri alındı. Orta Fırat'taki aşiretlerin tamamı da ayaklanmaya katıldı. Daha sonra Aşağı Fırat ve Müntefik halkı ayaklanmaya iştirak etti.

Bağdat'ın kuzeyinde ve batısında yeni hareketler meydana geldi. Bakuba bölgesinde Maliye Dairesi'ne 8 Ağustos'ta hücum edildi. 12 Ağustos'ta Deltava da direnişçilerin eline geçti. Ayaklanma, bir grup milliyetçinin öncülüğü ile, 13 Ağustos'ta Şahraban'a sıçradı. Burada 4 İngiliz binbaşı ve bazı subaylar öldürüldü. Daha sonra geçici bir hükümet kuruldu. Hanekîn ve Kızlarbat'ta başlayan ayaklanma 14 Ağustos'a kadar sürdü. Mendeli'de ise, Bağdat'ta bulunan Talip Paşa ile sıkı ilişkide olan Nakipzâde İlyas Ağa, İngiliz siyasi hakiminin elinden yönetimi alarak, geçici bir hükûmet kurdu. Ayaklanma bu arada Kerkük'te de başladı. Burada güvenlik sağlandı. 26 Ağustos'ta Kifri'ye giren aşiretler tarafından, İngiliz siyasi hakimi Binbaşı G. N. Salmon öldürüldü. İngiliz Generali G. A . Leachman ise, aşiretler tarafından Kuzey Bağdat bölgesinde öldürülmüştü.