Birinci Cihan Savaşı Ve İmparatorluğun Sonu
Harbin son günlerinde "Hakan-ı sabık" denilen II. Abdülhamit (10 Şubat 1918) ve 4 ay 23 gün sonra da kardeşi V. Sultan Mehmed Reşat Han (4 Temmuz 1918) öldüler. II. Abdülhamit'in cenaze merasimi muhteşem oldu. Artık kendisini takdir etmeye ve anlamaya başlayan İttihatçı liderler katıldığı gibi, halk, harbin en açı günlerinde, devrinde huzur, refah ve sulh içindeki yaşadığı eski hükümdarın ardından samimi gözyaşları döktü. 10 yılda ortam, bu derece değişmişti. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi harbe son verdi. Artık Türkiye tarihinde yeni bir safha başladı. 16 Mart 1920'de Müttefiklerin İstanbul'u işgal etmesi, Meclis-i Mebusan'ı cebren dağıtması ve birçok milletvekilini Malta'ya sürmesi, Türk İmparatorluğu'nun taht şehrini fiilen İngiliz nüfuzuna geçirdi. 23 Nisan 1920'de İstanbul'dan kaçabilen milletvekillerinin iştirakiyle Ankara'da Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı ve Milli Mücadele'yi yönetmeye başladı. 1920, hatta 1918 sonundan itibaren, imparatorluk ve cumhuriyet dönemleri tarihi, birbirinin içine girer. 1 Kasın 1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi, saltanatı ilga etti. Ağabeyi Sultan Reşat'ın yerine geçen sonuncu padişah VI. Mehmet Vahdettin, yalnız halife sıfatıyla kaldı ve 16 kasım gecesi İstanbul'u terk etti. Yerine son veliaht-ı saltanat Abdülmecit Efendi, halife oldu. 3 Mart 1924'te Türkiye Büyük Millet Meclisi, halifeliği de kaldırdı. II. Abdülmecit, 101. ve sonuncu İslam halifesi olarak bütün hanedanla beraber Türkiye dışına çıkarıldı. Bu arada 29 Ekim 1923'te yeni rejime ad konularak cumhuriyet ilan edilmişti.
Osmanoğulları'ndan gelen hükümdarlar, Ertuğrul Gazi'den VI. Mehmet'e kadar (I. Süleyman ve Sultan Musa da dahil edilmek üzere) 39, yalnız halife olan II. Abdülmecit ile 40 kişidir. Bu suretle saltanatları 1231'den 1924'e kadar 639 yıldır (son 1 yıl, 3 ay 14 günü sadece hilafet). "Halife" sıfatıyla İslam'ın başı titrini ise 407 yıl, 6 ay, 5 gün yalnız 30 kişi taşımıştır. 632 yılından başlayan halifelik müessesesi 1924'te son bulmuş, Osmanoğulları'ndan sonra müessese devam edememiş, böyle bir sıfatı taşıyacak manevi ve maddi gücü haiz hiçbir şahıs ve hanedan bulunamamıştır.
Saltanatın düşmesi ile, Türkiye tarihinin ikinci devresi kapanır ve içinde bulunduğumuz üçüncü devre, Cumhuriyet devri başlar.
Son
Menüye Dön