Birinci Cihan Savaşı Ve İmparatorluğun Sonu
Yüzlerce yıllık rejimlerin bir anda iskambil kağıdı gibi yıkılması, toplumların ruhî durumunu değiştirdi. Gelenek ve adetlerin mühim bir kısmı bırakıldı, hatta inkar edildi. İnsanlar nezaket ve terbiyelerini kaybedecek duruma geldiler. Bu buhrandan İkinci Cihan Savaşı çıktı. Taraflar, milyonlarca zayiat verdiler. Dünya, mühim bir aydın tabakadan yoksun kaldı. Bu arada Türkiye'nin zayiatı korkunç oldu. 1911'den 1922'ye kadar devam eden savaşlarda, yüz binlerce Türk öldü; en iyi yetişmiş, Doğu ve Batı kültürlerini nefsinde birleştirmiş bir genç nesil yok oldu. Bilhassa Çanakkale, bir yedek subay savaşı halinde, on binlerce Türk aydınını yok etti. Türkiye bu gerçek aydınların kaybından çok ağır bir darbe yemiş oldu. İçtimaî sarsıntı, uzun zaman halledilemeyecek derecede mühimdi. Türkler, 2200 yıllık tarihlerinin en büyük topyekün felaketine maruz kaldılar. Bu savaş sonunda, Türkiye'nin hiçbir zaman istila yüzü görmemiş en değerli toprakları, Anadolu'nun içerilerine kadar, tahrip edildi. Esasen yeter derecede kötü olan Türk ekonomisi, savaştan tam bir yıkım halinde çıktı. Asrın başlarında 50-100 bin nüfusa ermiş Anadolu şehirlerinde nüfus yarının çok aşağılarına düştü. Nitekim 1927'de yapılan sayım, ancak 13,648,000 nüfus gösterdi.
Birinci Cihan Savaşı, Türk milletinin askerlik değerini ve manevî gücünü bir defa daha ortaya çıkarmaktan da geri kalmadı. Bu savaşta kazanılan bazı başarılar, başta Çanakkale olmak üzere, askerlik tarihinin mühim olaylar içinde yer alır. Türk orduları Çanakkale'de, Kafkasya'da, Galiçya'da (Polonya), Makedonya'da, Dobruca'da, Yemen'de, Hicaz'da, Libya'da, Sina ve Filistin'de, Irak'ta, İran'da vuruştular. Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, Cevad Paşa, Mersinli Cemal Paşa, Ali İhsan Paşa, Esad Paşa, Şehzade Osman Fuad Efendi (Paşa) gibi üstün değerde birkaç kumandan dışında, Türk ordusunun ancak bir ikisi muktedir ellerdeydi. Kumanda heyeti bazen, tamamen aciz subaylardan müteşekkildi. Teçhizat çok eksikti. Mahrumiyetler büyüktü. Eğer Alman ve Avusturya-Macar orduları derecesinde mükemmel teçhiz edilebilseydi, Türk silahlı kuvvetlerinin başarısı büyük olurdu.
Türkiye'nin savaşa germesi üzerine İngiltere, Mısır-Sudan ve Kıbrıs üzerindeki Türk hakimiyetinin son bulduğunu ilan etti. Lozan muahedesi ile bu ülkeleri Türkiye, kesin şekilde bıraktığını kabul etti.
Dünyada sanayi, ziraat ve ticarette büyük bir gerilik, bazı ülkelerde geçici bir yokluk hasıl oldu. Bazı bölgeler, nüfustan adeta boşaldı. Şehirlerin hepsinin nüfusunda düşüklük görüldü. Yalnız Birleşik Amerika, savaştan büyük bir zenginlik ve refahla çıktı. Fakat dünyanın en büyük kısmı, ilerleme hızından çok şey kaybetti.
Savaştan yenik çıkan dört devletin uğradığı hakaret amiz ve son derece haksız muamele, İkinci Cihan Savaşı'nın gerçek sebebini teşkil etti. Bu haksız muameleye karşı yalnız Türkler baş kaldırdı. Almanlar, Avusturyalılar, Macarlar ve Bulgarlar baş eğdi. Bu devletlerin en değerli toprakları ellerinden alındı.
Devamı Var
İleri