Türk Hususiyetleri
Orduda kalabalık süvari birliklerinin teşkili, sağ-sol taksimatı, büyük savaşlarda tatbik edilen Turan taktiği hep Bozkır kültürün İran sahasındaki Türkler tarafından yaşatılan değerleridir ve bunlar ufak farklarla tâ Osmanlı devrinde de görülür. Yine eski Türk geleneklerinin devamı olan yoğ, sultanların devlet ileri gelenlerine ve halka umumî ziyafetler vermesi (toy), bu ziyafetler sonunda tabak, kaşık ve sairenin yağmalanması, eski Türk hâkimiyet anlayışı ile ilgili idi. Çeşitli renklerde ve biçimlerde bayraklarla birlikte Tuğ kullanılması, sürek avları, Harezmşahlar'da, Delhi sultanlığında, Mısır'da da yaygın olan top ve çöğen oyunu, Sultan Tuğrul Bey'in son evlenişi münasebetiyle Bağdat'teki düğünde, Türk şarkıları söylenirken, bizzat oynadığı ve Ruslar'a geçmiş olması muhtemel Türk raksı, askerî kıyafet ve Türk unsuru arasında Türk töresi hükümlerine göre yürütülen örfî hukuk hep Orta Asya'dan intikal ederek Türk-İslâm dünyasında yüzyıllarca yaşayan hususiyetlerdi.
Doğu Anadolu beyliklerinde hükümdarlar Artuklu, Mengücüklü, Saltuklu vb. kitâbelerinde görüldüğü üzere, Alp, Kutlug, İnanç, Uluğ, Tuğrul, İnanç Yabgu, Alp Tuğrul, Tegin, vb. gibi Türkçe unvanlarla anılıyor ve paralarına kendi boy damgalarını vurduruyorlardı. Bu beylikler, herhâlde batıda Anadolu Selçukluları ve doğuda Harezmşahlar'a nisbetle millîliklerini daha iyi korumakta idiler. Ancak, Türklük şuurunun kuvvetli tutulmasını sağlayan ilmî, edebî sahadaki faaliyetlere imkân hazırladıklarını bildiğimiz Mısır idarecileri, kendilerini Türkmenler'den de üstün sayıyorlardı.
Orada yalnız orduda değil, halk arasında da atlı sporlar, avcılık, çöğen oyunu gibi bozkır gelenekleri devam ettiriliyor, çok kere "töre" hükümleri yürütülüyor ve devlet doğrudan doğruya "Türk" adını taşıyordu.("Ed-Devlet'ül-Türkîyye")
Bütün bu Türk-İslâm devletlerinde Türkler'e yabancılar tarafından yüksek vasıfta, üstün insanlar gözü ile bakılmış, kabiliyet, güzellik ve şecaatleri öğülmüştür. (Meselâ el-Cahiz, İbn Hassûl, Zemahşerî, Mübarekşâh.)
Son
Menüye Dön