Genel Olarak Özbekistan

Özbekistan nüfusunun büyük bölümünün Özbeklerden oluşması hem bir siyasi güç, hem de bir istikrar unsuru olarak değerlendirilmektedir. Bu durum aynı zamanda yönetimde ve ekonomide Ruslar tarafından donatılmış olan kilit mevkiilerin Özbekleştirilemesinde Kerimov'a büyük kolaylıklar sağlamıştır. Özbekistan'daki nüfus artışı oldukça fazladır ve üçüncü dünya ülkelerine eşittir. Ancak bu durum özellikle ekonomi yönünden birtakım olumsuzlukları da beraberinde getirmektedir. Mesela bütün ülkedeki çalışma yaşına gelmiş nüfusun, bu ülkedeki artışı %90'dan fazladır. Tüm eski SSCB'nin iki katı doğum hızına sahip Özbekistan'da bu artış 1970-1989 yılları arası %68.6 olarak tespit edilmiştir. Oysa bu oran SSCB'de %18.6 olmuştu. 2010 yılında Özbekistan'ın 32-36 milyona ulaşacağı hesaplanıyor. Bu nüfus artışının sonucu olarak, verimli ve su tarımı yapılan bölgelerde yoğunlaşma artacak ve kişi başına düşen toprak alanı azalacaktır.

Bu soruna göç politikası ile çözüm bulunması da şimdilik mümkün görülmüyor. Çünkü bütün Orta Asya bölgesinde yerleşik nüfusun göç oranı genel ortalamanın %25-30'u dolayındadır. Bu bölgelerden oldukça az göç olmaktadır ve özellikle kırsal kesimdeki nüfus hareketsizdir. Bunun yanında, Özbekistan diğer Orta Asya Cumhuriyetleri'ne oranla kentli nüfusun en fazla olduğu ülkedir. 1979-1980 arasında bu oran %41 olarak belirlenmiştir. Ancak kentli nüfusun giderek azalması olgusu bugün de devam etmektedir. Kırsal yörelerde oturan ve toplam nüfusun %59'unu oluşturan halkın dörtte üçü Özbek kökenlidir.

Özbekistan, Azerbaycan'dan sonra en fazla yerli nüfusu kapsar ve diğer cumhuriyetlere oranla en az Rus nüfusu barındıran ülkedir. Ülkede pek çok etnik grup olmasına karşın Özbekler, %7 oranında Tacikistan'da %3.5 oranında Kırgızistan'da, %2'si Türkmenistan'da ve Kazakistan'da yaşamaktadır. Ayrıca Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 20 bin dolayında Özbek yaşamaktadır.

Bugün nüfusun yaklaşık %2.1'ini oluşturan Karakalpaklar, Kazaklara yakın bir Türk boyudur. Yaşadıkları bölge olan Karakalpakistan, 1925 Nisan'ında Kazak Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin bir bölgesi durumundaydı. 20 Mart 1932'de özerk statüsünü kazanan bölge, Aralık 1936'da Özbek Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne dahil edilmiştir.

Özbekistan'ın tarihten gelen ve zengin bir kültür ve debiyat temeli vardır. Semerkand ve Buhara şehirlerinde Türklük dünyasının en ünlü ve dünya çapındaki düşünürleri, edebiyatçıları, matematikçileri ve bilim adamları yetişmiştir. Diğer cumhuriyetlerde bulunmayan bu köklü kültür mirası, Özbeklere çok daha güçlü bir ulusal kimlik bilinci kazandırmıştır.

Bugün, Özbek Edebiyatı diye isimlendirilen edebiyat, 19. yy'ın ikinci yarısına kadar Orta Asya Türk oymaklarının ortak edebiyatı olarak gelişen ve Türkiye'de daha çok "Çağatay Edebiyatı" olarak bilinen kültürünün devamıdır.

Çok zengin bir kültür ve edebiyata sahip olan Özbekler, edebiyatları aracılığı ile de siyasi baskıları dile getirmiş ve ulusal bilinç ile bağımsızlık isteklerini canlı tutmaya çalışmışlardır. Bunun yanında bütün yıkıcı savaşlar ve iç çatışmalara rağmen zengin kültür varlıklarını korumayı başarmışlardır.

Son

Menüye Dön