Türk denizcilerinin en büyüklerinden biridir. Geliboluda doğmuştur. Hangi yıl doğduğu kesin olarak belli değildir Gençliğini korsanlıkla ve deniz savaşlarında geçirmiş ve 1494 yılında Osmanlı Devletinin resmî olarak hizmetine girmiştir.
Bazı Osmanlı tarihçileri onun Kaptan-ı Derya Sinan Paşa tarafından esir edilerek köle sıfatıyla saraya verilmiş olduğunu yazarlarsa da bu rivayet yanlıştır. Kendisinin deniz cenklerinde esir aldığı bir prensi saraya köle olarak vermiş olmasından ileri gelen bir hata olması ihtimali vardır. Ona Reis denmesi Azepler Reisi olduğu içindi.
Tarihçi Alînin yazışına göre Kemal Reis Eğriboz Azepler Reisi iken Dip Frengistana gitmiş ve bütün sahillerdeki kaleleri vurmuş, gittikçe gemisi çoğalıp levent mellahlarına başbuğ olmuştur. Frenk kıyılarının hakimleri onun korkusundan şaşkına dönmüşler.
Bir gece Malta adasına varmış ve bir yol bulup adadaki Beyin oğlunu esir almış, onu bir çok kumaş yükleriyle birlikte önce Geliboluda Arnavut Sinan Beye ve onun tavsiyesi ile İstanbula saraya getirmiştir. Osmanlı Devletindeki şöhreti bu hadise ile başlamış görünüyor.
Kemal Reis Gırnatada Beni Ahmer hükümdarlarının sonuncusu olan Mevlâ Hasanın Osmanlı devletinden imdat istemesi üzerine donanma ile İspanya sularına gitmiş, nümayişler ve vurgunlar yaparak oralara korku salmıştı.
Bu sırada Kristof Kolombun Amerikadan dönen gemilerini ve tayfalarını üçüncü dönüşlerinde esir etmiştir. Bunun delili Amerika keşfine üç defa iştirak etmiş Portekizli bir kölesi bulunması ve Kristof Kolombun el yazması haritalarını da ele geçirmiş olmasıdır. Sonraları Pirî Reis Amerika haritasını yaparken bundan istifade etmiştir. Meşhur coğrafyacı Pirî Reis, Kemâl Reisin kardeşinin oğludur.
Kemal Reis, İkinci Bayezid zamanındaki İnebahtı, Modon seferlerinde ve Mora sahillerini Venediklilerden alınması sırasında büyük yararlıklar göstermiştir. İkinci Bayezid tarafından Hicaza gönderilen hediyeleri Kemal Reis Mısıra götürmüştü. Bu sıralarda Şehzade Korkut da Mısıra kaçmış ve iade olunmuştu. Şehzadeyi getiren Mısır gemileri dönüşte Anadoludan kereste götüreceklerdi. Rodos Şövalyeleri Marmaris önlerinde bu gemileri esir aldılar. Kemal Reis de bu şövalyelere hadlerini bildirmek üzere Geliboludan bir donanma ile yola çıktı. Bir Macar dönmesi olan tersane reisi, çürük bir gemiyi boyayıp süsleyerek Kemal Reise vermişti. Çürük gemi Rodos önlerinde ikiye bölündü ve böylece büyük denizci kubbesi gök olan bu engin mezara gömüldü.
Bütün hayatı deniz savaşlarıyla geçen bir ömürden sonra Kemal Reis, 1523 yılında yine denizde öldü. Kemâl Reis büyük Türk denizcilerindendi. Akdeniz kıyılarına yıllarca hâkim olmuştu. Kemâl Reis gençliğini korsanlıkla geçirdi. Birçok deniz savaşlarına katıldı. Onun gemileri Akdenizin uzak kıyılarına kadar açılırdı. O, birçok kaleler fetheder, ganimetler toparlardı; büyük bir Türk deniz kahramanı idi.