Memlûkler

Türkçenin XIV. yüzyılda birdenbire büyük bir inkişâfa mazhar olarak Suriye ve Mısır dahil bütün Orta-Doğu'ya yayıldığını, birçok müelliflerin, Arapça ve Farsçanın yerine geçen bu dille yazdıklarını ve eserlerini Türk beylerine veya vâli ve hükümdarlara ithaf ettiklerini görüyoruz. Bilhassa, Mısır ve Suriye'ye hâkim olan Memlûklu Sultanı el-Melikü'z-Zâhir Seyfeddin Berkuk devrinde (1382-1399) Türkçenin gittikçe önem kazanması, hattâ hukukî (=kazâ) meselelerin bile bu dille konuşulması, çok dikkate şâyândır.

Nitekim, hukukî meselelerde Hanefî kadılarla Türkçe konuşan Berkuk, birçok eserin bu dile tercüme edilmesini emrettiği gibi, Memlûklu nâib (=vâli)leri de, kendi adlarına Türkçe eser yazdırmışlar veya tercüme ettirmişlerdir. Kemal-oğlu İsmail, 1387'de ilk Ferah-Nâme'yi Trablus-Şam Nâibi Mîr Gâzî namına; Berke Fakih Kitâb İrşâdu'l-mülûk ve's-selâtin adlı eserini, Memlûk Nâibleri'nden Seyfeddin Becmân, Manzûme'sini de Altubuga el-Çobânî namına yazmıştır.

Öte yandan, Türkçe Yüz Hadîs'i yazan ed-Darîr, Vâkıdî'nin Futûhu'ş-Şam'ını 1393'de Halep Nâibi Çolpan namına tercüme etmiş, Tolu Bey'in isteği üzerine de Ok atmak ilmi hakkında Türkçe bir eser kaleme almıştır. Nihayet, Seyf Sarâyî de, Sa'dî'nin meşhur Gülistan'ını Memlûk emirinden biri namına Türkçeye tercüme ettiği gibi, baş-hassekî Demür Bey namına Münyetü'l-guzât adında Türkçe bir eser kaleme almış ve Kitâb baytaru'l-vâzıh Türkçeye tercüme edilmiştir. 1421'de Türkçe konuşulan Mısır'da fıkıh hakkında Türkçe bir kitap (Kitâb fi'l-fıkıh bi-lisâni't-Turkî) yazılmıştır.

XV ve XVI. yüzyıllarda Türkçe, devletin resmî dili olarak mevcûdiyetini muhafaza etmiş, Kansuh Gûrî'ye kadar Memlûk Sultanları namlarına Türkçe eserler tercüme ettirdikleri gibi, bâzıları da, bizzat Türkçe eserler kaleme almış veya Osmanlı tarzında şiir yazmışlardır. Barsbay, Aynî (öl. 1451)'nin Ikdu'l-Cumân adlı eserini Türkçeye çevirmişti. Hattâ Aynî, Arapça eserini Türkçe olarak Barsbay'a okurdu. Kansuh da, Malatya vâlisi iken Osmanlı Türkçesi tarzında şiirler yazmış, II. Bayezid'e Türkçe mektuplar göndermiştir. Onun zamanında İbrahim Gülşenî Mısır'a giderek, Türkçe risâleler kaleme almıştır. Mısır ve Suriye'de konuşulan Türkçe son zamanlara kadar devam etmiştir.

Son

İleri