Eski Türklerin zaman hesabı da tabiatıyla Bozkır kültürünün izlerini taşımakta idi. Eski Türk takvimi, her biri bir hayvan adı ile anılan 12 yıllık devre esasına dayanıyordu. Yılların adları şöyle idi. 1. yıl sıçkan, (fare), 2.ud (sığır-öküz), 3. pars, 4. tabışkan (tavşan), 5. lu( ejder), 6. yılan, 7. Yunt (at), 8. koy (koyun), 9. biçin (maymun), 10. takagu (tavuk), 11. it, 12. tonguz (domuz). Bir yılda 12 ay vardı. Aylar birinç (birinci) ay, ikinç, üçünc vb. diye adlandırılmıştı. Bir gün 12 kısım sayılıyor ve her kısma çağ deniyordu. Yıl 365 gün, 5 küsür saat itibar edilmekte idi. Günün başlangıcı gece yarısı idi. Yılbaşı Ocak-Şubat aylarına rastlardı. Aslında ay yılına dayanan bu 12 hayvanlı Türk Takviminin Göktürler zamanında, görüldüğü üzere, güneş yılına çevrildiği söylenmektedir.
Kaynağı çok eski olması gereken, ayrıca 12 yıllık devrenin 5 katı 60 yıllık devreler olarak da faydalanılan bu takvim, Göktürklerde, Uygurlarda, Batı Türklerinde (Bulgarlar) ve muhakkak ki Hunlarda kullanılmış olup, hem zaman, hem coğrafî yönden çok yaygın bir sistem gibi görünmektedir. Göktürkçe kitabeler Uygur kitap ve hukukî vesikaları, Bulgar kitabeleri ve Bulgar hakanları listesi hatta Manas destanındaki bazı hadiseler bu takvimle tarihlenmiştir. İslam kaynaklarında, 14-15. asırlarda Tarih-i Türkî veya Sal-i Türkan adı altında zikredilen bu eski Türk takvimi, son zamanlara kadar Orta Asyada kullanılmıştır.