Bilge Kagan Çin ile iyi geçinmek arzusunda idi. Bunun lüzumuna, Tonyukukun da Çinin kuvvetli, Gök-Türklerin ise yorgun ve ihtimama muhtaç oldukları hususundaki kanaati neticesinde inanmıştı. Fakat sığıntı Gök-Türk prensi ile etrafındakileri Bilgeye karşı silahla mücadeleye teşvik eden Çin, Türklerin durumunu istismar hevesi ile Gök-Türk barış teklifine (721) 300 bin kişilik bir ordu hazırlamakla cevap verdi. Aynı zamanda Kitanlar ve Tatabıların askerî desteğini elde eden Çin, Beş-balıktaki Basmıllar ile de anlaşmıştı. Nazik durum büyük devlet adamı ve stratejist Tonyukuk tarafından kurtarıldı.
Onun planları, sevk ve idaresi altında önce Basmıllar mağlup edilip Beş-balık kuşatıldı. Ki-tanlar ve Tatabılar safdışı edildi (722-723), sonra yalnız başına kalan Çin şiddetli bir darbe ile baskı altına alındı: Santan (Kan-suda) savaşında Çin ordusu bozguna uğratıldıktan ve Beş-balık zapt edildikten sonra Liang-çu, Kan-çu, Yuan-çu bölgeleri 10 sefer yapılarak ele geçirildi. Hakanlık eski zindelik ve itibarını kazanmıştı. Bütün doğu ve Tarbagataya kadar batı, hakanlık idaresinde idi. Hatta Bilge 717 karışıklığında Ötüken ile alakasını kesip kendi başına bir devlet durumuna girmiş olan Turgiş hakanlığını bile kendisine tabi saymakta idi.
Bu başarılar üç Gök-Türk büyüğünün: Tonyukuk, Bilge, Kül Teginin azim ve gayreti ile elde edilmişti. Çin de şüphesiz durumun farkında idi. İmparator Hüang-sungun başkanlığında yapılan bir toplantıda şöyle konuşuluyordu: .. Gök-Türklerin ne zaman, ne yapacakları bilinmez. Kagan Bilge iyidir, milletini sever, Türklerde ondan memnundurlar... Kül Tegin harp sanatının ustasıdır, ona karşı koyacak kuvvet güç bulunur... Tonyukuk ise otoriter ve bilgedir, niyetleri, kurnazlığı çoktur. İşte bu üç barbar aynı anlayışta olarak bir aradadırlar....
724te Çin ile anlaşma olmuştu. İmparator, Bilge Kaganın taleplerinden olan bir Çinli prenses ile evlenme işini görüşmek üzere Ötükene elçi gönderdi. Hakan bu elçiyi, hatunun, Kül Teginin ve Tonyukukun hazır bulunduğu mecliste kabul etti (725), daha sonra kendisi elçisi, nazırlarından Mei-lu-ço (Buyrukçur)u Çin başkentine gönderdi. Çin sarayında itina ile ağırlanan bu elçinin temasları netiçesi So-fank (Ling-çuda) şehrinin, Gök-Türklerin serbestçe ticaret yapabilecekleri ortak Pazar yeri olmasına karar verildi.
